Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilün
Muḫliṣān menkūb idi maḥzūn idi
Vāżıḥā şimden girü artuḳ şük(ü)r
Bir mübeşşir geldi tārīḫin didi
Ḥaḳḳī Paşa oldı ıṭlāḳ çoḳ şük(ü)r (1240)
Günümüz Türkçesiyle
1. İhlaslı dostlar düşkün ve mahzun idi; ey Vâzıh, bundan böyle bol bol şükür.
2. Bir müjdeci gelip tarihini söyledi: "Hakkı Paşa serbest bırakıldı, çok şükür."
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Remel bahrinin kısa bir kalıbıyla, "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" ile yazılmış iki beyitlik bir tarihtir. Beyitler "şük(ü)r" redifiyle biter; kafiye "artuḳ" ve "çoḳ" kelimelerindedir. Babaarslan şiiri Hakkı Paşa'nın ıtlakına, yani serbest bırakılmasına yazılmış tarih olarak tanıtır. Tarihler listesinde yılı 1239 diye verir, ancak dipnotta bu manzumenin "tamiyeli olarak 1240 yılını" verdiğini belirtir; neşirdeki metinde de yıl 1240 olarak gösterilmiştir. 1240 yılı miladi 1824-25'e karşılık gelir. Özçakmak ise şiiri yanlışlıkla 1244 tarihli Osman Paşa tarihiyle karıştırmıştır.
Tarih düşürmek, bir olayın yılını harflerin sayı değerleri toplamı (ebced hesabı) o yılı veren bir söz ya da mısrayla bildirmektir; tamiye ise bu toplama bir sayı eklemek ya da ondan bir sayı çıkarmaktır. Son mısra "حقی پاشا اولدی اطلاق چوق شکر" diye yazıldığında "Ḥaḳḳī" 118, "Paşa" 304, "oldı" 51, "ıṭlāḳ" 141, "çoḳ" 109, "şükr" 520 eder; toplam 1243'tür. Babaarslan'ın andığı 1240'a ulaşmak için üç çıkarmak gerekir. Bu eksiltmenin şiirde hangi sözle işaret edildiğini kesin olarak belirleyemedik. Hesap bizimdir.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir, Dîvânçe'de hemen önündeki Osman Paşa tarihi gibi bir müjde sahnesidir ve onunla aynı sözlerle açılır ("menkūb idi maḥzūn idi"). Bu kez sıkıntı çekenler paşanın "muhlis" dostlarıdır. Şair kendine seslenerek "bundan böyle bol bol şükür" der; "şük(ü)r" redifi şiirin sevinç ve minnet havasını her beyitte tekrarlar. "Iṭlāḳ" kelimesi bir kimsenin hapis, sürgün ya da zorunlu ikamet gibi bir kısıtlamadan serbest bırakılması demektir.
Tarihî Bağlam
Hüsameddin'in kayıtları şiirin arka planını açıklar. Ona göre Amasyalı Hakkı İsmail Paşa 1237'de vezir olup Sivas valiliğine getirilmiş, 1239 Receb'inde Amasya'da çıkan "Yeniçeri-Talebe" çarpışmasını soruşturmak için şehre gelmiştir. Olay karşısında gösterdiği sertlik üzerine şikâyetler yapılmış, aynı yılın Şevval ayında azledilerek vezirliği kaldırılmış ve Amasya'da zorunlu ikamete memur edilmiştir. Olayın vahameti İstanbul'a bildirildiğinde sertliğinin mazur görüldüğü anlaşılmış ve 1240 Safer'inde vezirliği iade edilerek Van valiliğine atanmıştır. Vâzıh'ın tarihi, Hakkı Paşa'nın Amasya'daki bu zorunlu ikametten kurtulmasını kutlar ve 1240 yılı Hüsameddin'in verdiği tarihle örtüşür. Hüsameddin'e göre Hakkı Paşa, Rus savaşı sırasında Ahıska'da yenilip esir düştükten sonra 1245'te üzüntüsünden ölmüştür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 181-183 (e-kitap s. 62-63). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page62.html
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1982; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 76a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı; tarihler ve tamiye notu: s. 1929-1930). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 275.
Çevrimiçi kaynaklar






