Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Her sabah her sabah bülbülün sesi
Bülbül avazını güle getirir
Yiğit olan sırrın kimseye demez
Kötü kalbindekin dile getirir
Yiğit olan eşiğinden bellidir
Yiğit kamil olur yüzü yerdedir
Kurttan doğan yine kurt eniğidir
Akıbet başına bela getirir
Yalınız gidip yoldaş olma yolsuza
Komşu olma rehbersize pirsize
Selam verme namussuza arsıza
Birgün namusuna hile getirir
Erenler de der ki Selman-ı paktır
Kırklar da derler ki cümlesi haktır
Cehennem evinin ateşi yoktur
Herkes ateşini bile getirir
Kul Fakır’ım gezdim gurbet ellerde
Bülbül ötmez gülistansız güllerde
Çok keramet vardır tatlı dillerde
Dağdaki deliyi yola getirir
Günümüz Türkçesiyle
1. Her sabah her sabah bülbülün sesi; bülbül sesini güle ulaştırır. Yiğit olan sırrını kimseye söylemez; kötü olan kalbindekini dile getirir.
2. Yiğit olan eşiğinden bellidir; yiğit olgun olur, yüzü yerdedir. Kurttan doğan yine kurt yavrusudur; sonunda başına bela getirir.
3. Yalnız gidip yolsuza yoldaş olma; rehbersize, pirsize komşu olma. Namussuza, arsıza selam verme; bir gün namusuna hile getirir.
4. Erenler de der ki Selman temizdir; Kırklar da der ki hepsi Hak'tır. Cehennem evinin ateşi yoktur; herkes ateşini kendisiyle birlikte getirir.
5. Ben Kul Fakır'ım, gurbet ellerde gezdim; gül bahçesi olmayan güllerde bülbül ötmez. Tatlı dillerde çok keramet vardır; dağdaki deliyi yola getirir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Deyiş beş dörtlükten oluşan bir koşmadır ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir; yalnız bir dize on iki hece tutar. Her dörtlüğün son dizesi "getirir" redifiyle biter; redifin önündeki "güle, dile, bela, hile, bile, yola" kelimeleri kafiyeyi kurar. İlk üç dizeler her dörtlükte kendi aralarında kafiyelidir: "bellidir, yerdedir, eniğidir", "yolsuza, pirsize, arsıza", "paktır, haktır, yoktur", "ellerde, güllerde, dillerde". Hece sayımı bizimdir. Mahlas son dörtlükte geçer. Metni aldığımız kaynak, Pir Sultan Abdal'ın da buna benzer bir deyişi bulunduğunu not eder; iki metin arasındaki ilişki incelenemedi.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş bir öğüt şiiridir. Bülbülün sesini güle ulaştırması gibi her şeyin kendi tabiatını dışa vurduğu düşüncesiyle açılır: yiğit sırrını saklar, kötü kalbindekini söyler. İkinci dörtlükte yiğitliğin ölçüsü alçakgönüllülüktür; "yüzü yerde" olmak hem utangaçlığı hem tevazuyu anlatır. "Kurttan doğan yine kurt eniğidir" dizesi de kötü huyun soydan geldiğini söyleyen bir atasözü söyleyişine yaslanır.
İsa Çolaker üçüncü dörtlüğü aktararak bu deyişte hayatı zengin kılacak dostların, rehberlerin ve düşünce yoldaşlarının önemini öğütleyen bir ozan görür ve namuslu yaşamın ancak namuslu insanlarla mümkün olduğunu söyler. "Rehbersiz" ve "pirsiz", Alevî yol düzeninde bir rehbere ve pire bağlı olmayan, yani yola girmemiş kişidir; âşık böyle kişilerle komşuluğu bile sakıncalı bulur.
Dördüncü dörtlük deyişin en dikkat çekici yeridir. Selmân-ı Pâk, Alevî-Bektaşî geleneğinde Kırklar Cemi'nde hizmet eden ve temizliğiyle anılan sahabedir. "Cehennem evinin ateşi yoktur / Herkes ateşini bile getirir" dizeleri, cehennem azabının insanın kendi yaptıklarından doğduğunu söyleyen tasavvufi bir düşünceyi sade bir dille anlatır. Son dörtlükte tatlı dilin gücü, "dağdaki deliyi yola getirir" mübalağasıyla anlatılır; bu söz halk arasında yaygın "tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır" atasözünü hatırlatır.
Kaynakça
Kitaplar
- Ali İhsan Aktaş, Sabri Yücel, Anadolu'da Bir Duru Kaynak Âşık Kul Fakır, İstanbul: Anadolu Matbaa ve Ticaret Kollektif Şirketi, 1991; metin: "Kul Fakır (Ali)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 12. https://www.deyisler-nefesler.com/kul-fakir-ali/
- Orhan Fatih Kuşdemir, "Kul Fakir Ali, Ali Oymak", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 25.04.2019 (güncelleme 08.12.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/kul-fakir-ali-ali-oymak
Diğer kaynaklar
- İsa Çolaker, "Amasya'nın Mahalli Ozanlarından Kul Fakır", Yeşilırmak Gazetesi. https://yesilirmakgazetesi.com.tr/yazarlar/isa-colaker/amasya-nin-mahalli-ozanlarindan-kul-fakir/1543/
Çevrimiçi kaynaklar





