Özgün Metin
Ölçü: 8'li hece ölçüsü
Şaha doğru giden kervan
Çok ağlattın güldür beni
Düşmüşem elden ayaktan
Tut elimden kaldır beni
Tut elimden ferman eyle
Gel bu derde derman eyle
Götür yare kurban eyle
Öldür derse öldür beni
Arıydım baldan ayrıldım
Ne şirin dilden ayrıldım
Bülbüldüm gülden ayrıldım
Gülistana kondur beni
Tut elimden düşmeyeyim
Doğru yoldan şaşmayayım
Derdim çoktur deşmeyeyim
Böyle şaha bildir beni
Yandı KULFAKIR’ın bağrı
Derde tay olmuyor ağrı
Çek katarı şaha doğru
Eli süre indir beni
Günümüz Türkçesiyle
1. Şah'a doğru giden kervan, beni çok ağlattın, artık güldür beni. Elden ayaktan düşmüşüm; elimden tut, kaldır beni.
2. Elimden tut, buyruk ver; gel, bu derde derman ol. Beni yare götür, kurban et; öldür derse öldür beni.
3. Arıydım, baldan ayrıldım; o tatlı dilden ayrıldım. Bülbüldüm, gülden ayrıldım; gül bahçesine kondur beni.
4. Elimden tut, düşmeyeyim; doğru yoldan şaşmayayım. Derdim çoktur, deşmeyeyim; böyle bir Şah'a bildir beni.
5. Kul Fakır'ın bağrı yandı; ağrı derde denk olmuyor. Katarı Şah'a doğru çek. Son dize belirsizdir; Şah'ın eşiğine yüz sürdürüp orada indir beni anlamında okunabilir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Deyiş beş dörtlükten oluşan bir semaidir ve sekizli hece ölçüsüyle söylenmiştir. Her dörtlüğün son dizesi "beni" redifiyle biter; redifin önündeki "güldür, kaldır, öldür, kondur, bildir, indir" emir kipindeki fiiller kafiyeyi kurar. Sonraki dörtlüklerde ilk üç dize kendi aralarında kafiyelidir: "eyle" redifi, "ayrıldım" redifi, "düşmeyeyim, şaşmayayım, deşmeyeyim" ve "bağrı, ağrı, doğru". Emir kipinin bütün şiire yayılması, deyişe baştan sona bir yakarış havası verir. Hece sayımı bizimdir. Mahlas son dörtlükte geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, Şah'a doğru giden bir kervana seslenerek açılır. Alevî-Bektaşî şiirinde "Şah" çoğunlukla Hz. Ali'dir, ama aynı söz yolun öteki ulularına da verilir; şiir bu kervanın nereye gittiğini açıkça söylemez. Âşık kervandan kendisini de götürmesini, elinden tutup kaldırmasını, yare kurban etmesini ister. "Öldür derse öldür beni" dizesi, mürşide ve sevgiliye karşı tam teslimiyeti anlatır.
Üçüncü dörtlük deyişin en tanınan yeridir. İsa Çolaker bu dörtlüğü aktarırken âşığın Ehl-i Beyt'e duyduğu özlemi anlattığını yazar: kendini beslendiği kaynaktan ayrı düşmüş bir arıya, gülünden ayrılmış bir bülbüle benzeten ozan için bal Ehl-i Beyt'in ve Müslümanların yoludur, gülistan da Kerbelâ şehitleri ve cennetteki Hz. Hüseyin'dir. Arı ile bal, bülbül ile gül benzetmeleri, insan ruhunun geldiği asıl yurttan ayrılışını anlatan tasavvuf şiirinin bilinen imgeleridir.
Son dörtlükteki "Eli süre indir beni" dizesi kaynaktaki biçimiyle açık değildir. "Yüz sürmek" deyiminin bir türevi olarak okunabileceği gibi, aktarım sırasında bozulmuş da olabilir; bu yüzden anlamı ihtiyatla verilmiştir.
Kaynakça
Kitaplar
- Ali İhsan Aktaş, Sabri Yücel, Anadolu'da Bir Duru Kaynak Âşık Kul Fakır, İstanbul: Anadolu Matbaa ve Ticaret Kollektif Şirketi, 1991; metin: "Kul Fakır (Ali)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 8. https://www.deyisler-nefesler.com/kul-fakir-ali/
- Orhan Fatih Kuşdemir, "Kul Fakir Ali, Ali Oymak", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 25.04.2019 (güncelleme 08.12.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/kul-fakir-ali-ali-oymak
Diğer kaynaklar
- İsa Çolaker, "Amasya'nın Mahalli Ozanlarından Kul Fakır", Yeşilırmak Gazetesi. https://yesilirmakgazetesi.com.tr/yazarlar/isa-colaker/amasya-nin-mahalli-ozanlarindan-kul-fakir/1543/
Çevrimiçi kaynaklar






