Özgün Metin

Ölçü: 8'li hece ölçüsü

Dalgam yeğin derya gibi
Bir ummana dalıp gider
Yaban bakma eller gibi
Ay aleme bakıp gider
Aydan ayan oldu derim
Yoluna kurbandır serim
Ellagam darılmış yârim
Kaşlarını yıkıp gider
Gökte yıldız zülfü telli
Sen eyledin beni deli
Güzelin erkânı yolu
Aşkı sinem yakıp gider
Kul Hüseyin’in duası
Boyladı umman ovası
Bin katarda bir devesi
İleriye çekip gider.

Günümüz Türkçesiyle

1. Dalgam derya gibi güçlüdür; bir ummana dalıp gider. Eller gibi yabana bakma; ay âleme bakıp gider.

2. Aydan apaçık oldu derim; başım senin yoluna kurbandır. Sanırım yârim bana darılmış; kaşlarını çatıp gider.

3. Gökteki yıldız onun telli zülfüdür; beni sen deli ettin. Güzelin erkânı ve yolu aşk olup göğsümü yakar gider.

4. Kul Hüseyin'in duası umman ovasını boyladı; bin katarlık kervanda bir devesi ileriye çekip gider.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu metin 10. deyişin ("Dalgam yeğin derya gibi / Bahri umman akar gider") yakın bir değişkesidir: oradaki "Kapı Hüseyin'in kaşta" dörtlüğü burada yoktur, redif de "akar gider" yerine "dalıp gider" biçimindedir. Işık iki metni ayrı deyişler olarak yayımlar ve bunu Âşık Cafer Aydoğdu ile Âşık Kara Hüseyin olarak bilinen Hüseyin Zeytünlü'nün aktarımlarından derlemiştir. Dört dörtlüğün "gider" redifinden önce "dalıp, bakıp, yıkıp, çekip" ulaçları gelir; ilk dörtlükte birinci ve üçüncü dizeler "gibi" sözünde buluşur, sonrakilerde ilk üç dize uyaklıdır ("derim, serim, yârim", "telli, deli, yolu", "duası, ovası, devesi"). Ölçü sekizli hecedir, tür Işık'a göre güzellemedir. Mahlas son dörtlükte "Kul Hüseyin'in" diye geçer. Makale "ellagam" sözünü yöre ağzında "sanırım" anlamında açıklar.

Anlam ve Söz Sanatları

Aynı deyişin iki farklı aktarıcıdan iki ayrı biçimde derlenmesi, Kul Hüseyin'in şiirlerinin uzun süre yalnızca sözlü gelenekte yaşadığını gösterir. Işık, Kul Hüseyin hakkındaki bütün bilgilerin ve deyişlerin ona inanan kişilerin ifadelerinden derlendiğini, resmî bir kaydın bulunmadığını yazar. Sözlü aktarımda dizeler küçük değişikliklere uğrar, dörtlükler eklenir ya da düşer; bu iki metin bu sürecin açık bir örneğidir.

Anlam bakımından deyiş, 10. deyişle aynı imgeleri taşır: derya gibi güçlü bir dalga, âleme yan bakmadan bakan ay, kaş yıkan yâr, yıldızlara benzeyen zülüf telleri. Son dörtlük, Işık'ın Kul Hüseyin'in hayatını anlatırken alıntıladığı biçime en yakın olanıdır: "Boyladı umman ovası" ve "İleriye çekip gider". Işık'a göre Kul Hüseyin bu dizelerde sözünün kudretini bilerek konuşur ve kendi görevini hakikat denizinde öncülük eden dalgaya benzetir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar