Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Hey şahin bakışlım bülbül avazlım
Bir eli kadehlim bir eli sazlım
İşte ben gidiyom kal ahu gözlüm
Ne sen beni unut ne de ben seni
Yolda harami çok engel arada
Unutma sevdiğim demde sırada
Kalıp gider amma gönül burada
Ne sen beni unut ne de ben seni
Ta ezel ezelden seven sevende
Şu iki cihanda köhne mekân da
Nizam başlarında ulu divanda
Ne sen beni unut ne de ben seni
Çekilsin gülbenkler sürülsün devran
Görülsün ayıplar açılsın meydan
Yolumuzu açar ol Şahı Merdan
Ne sen beni unut ne de ben seni
Kul Hüseyin’im eder gül benzim soluk
Serimize yazılmıştır ayrılık
Vallahi sevdiğim gönüller birlik
Ne sen beni unut ne de ben seni

Günümüz Türkçesiyle

1. Hey şahin bakışlı, bülbül sesli; bir elinde kadeh, bir elinde saz olan. İşte ben gidiyorum, kal ahu gözlüm; ne sen beni unut ne de ben seni.

2. Yolda haramiler çok, arada engeller var; sevdiğim, beni demde de sırada da unutma. Ben kalkıp giderim ama gönlüm buradadır; ne sen beni unut ne de ben seni.

3. Ta ezelden beri seven sevilendedir; bu iki cihanda, bu eski dünyada, düzenin başında, ulu divanda; ne sen beni unut ne de ben seni.

4. Gülbanklar çekilsin, devran dönülsün; ayıplar görülsün, meydan açılsın. Yolumuzu o Şah-ı Merdan açar; ne sen beni unut ne de ben seni.

5. Ben Kul Hüseyin derim ki gül yüzüm soluk; başımıza ayrılık yazılmıştır. Vallahi sevdiğim, gönüller birdir; ne sen beni unut ne de ben seni.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Deyişin kime ait olduğu tartışmalıdır. Kul Hüseyin'in deyişlerini yayımlayan bir derleme sitesi, "Ey şahin bakışlım bülbül avazlım" deyişinin semah olarak söylendiğini, en çok karıştırılan deyiş olduğunu ve yıllarca Kul Hüseyin'e mal edilmesine rağmen aslının Hacı Bektaş çelebilerinden Hüseyin Fevzi Efendi'ye ait olduğunu belirtir; bu görüşün dayandığı kaynak gösterilmemiştir. Işık ise metni Erdoğan Koç ile Halil Sezgin'in aktarımlarından derleyip Kul Hüseyin'in deyişleri arasında semah olarak yayımlar. Beş dörtlüğün ölçüsü on birli hecedir ve her biri "Ne sen beni unut ne de ben seni" nakaratıyla kapanır. İlk üç dize kendi arasında uyaklanır: "avazlım, sazlım, gözlüm", "arada, sırada, burada", "sevende, mekânda, divanda", "devran, meydan, merdan", "soluk, ayrılık, birlik". Son dörtlükte "Kul Hüseyin'im" mahlası vardır.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş bir veda şiiridir. Seslenilen sevgili şahin bakışlı ve bülbül seslidir, bir elinde kadeh, öbür elinde saz tutar; bu imgeler, cemde dolu sunan ve saz çalan bir topluluğu da düşündürür. Âşık gitmek zorundadır; yolda haramiler ve engeller vardır, ama gönlü geride kalır. Nakarat bu ayrılığı karşılıklı bir sözleşmeye çevirir: ne sen beni unut ne de ben seni.

Dördüncü dörtlük semahın ve cemin diline geçer: gülbanklar, yani toplu dualar çekilir, devran yani semah dönülür, meydan açılır. Ayıpların görülmesi, cemde kişilerin kusurlarının topluluk önünde dile getirilip görülmesini anlatır. Yolu açacak olan "Şah-ı Merdan" Hz. Ali'dir. Son dörtlükte ayrılığın alına yazıldığı kabul edilir, ama gönüllerin birliği vurgulanır. Aidiyet tartışması bir yana, deyiş Gaziler Ovacığı'nda Kul Hüseyin'in adıyla cemlerde söylenmiş ve onun deyişleri arasında derlenmiştir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar