Özgün Metin
Ölçü: 8'li hece ölçüsü
Dalgam yeğin derya gibi
Bahri umman akar gider
Kıya bakmam eller gibi
Ay aleme bakar gider
Aydan ay olduğum derim
Yoluna kurban bu serim
Herhalde darılmış yârim
Kaşlarını yıkar gider
Kapı Hüseyin’in kaşta
Eksik değil birde beşte
Yazılısı arşta kürste
Dost zülfüne takar gider
Gökte yıldız zülfün teli
Sen eyledin beni deli
Güzelin erkânı yolu
Aşkı sine yakar gider
Kul Hüseyn’imin duası
Bağlandı umman ovası
Bin katarda bir devesi
İleriye çeker gider
Günümüz Türkçesiyle
1. Dalgam derya gibi güçlüdür; engin deniz akar gider. Ben eller gibi yan bakmam; ay âleme bakar gider.
2. Aydan ay olduğumu söylerim; bu başım senin yoluna kurban. Her hâlde yârim bana darılmış; kaşlarını çatar gider.
3. Kapı Hüseyin'in kaşındadır; birde de beşte de eksik değildir. Yazısı Arş'ta ve Kürsî'dedir; dostun zülfüne takılır gider (dörtlüğün bu okuması yaklaşıktır).
4. Gökteki yıldız senin zülfünün telidir; beni sen deli ettin. Güzelin erkânı ve yolu aşk olup göğsü yakar gider.
5. Kul Hüseyin'in duası umman ovasına bağlandı; bin katarlık kervanda bir devesi ileriye çeker gider.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş dörtlüğün sonunda hep "gider" redifi vardır ve önündeki fiil her seferinde değişir: "akar, bakar, yıkar, takar, yakar, çeker". Sekiz heceli kısa dizelerden kurulan deyişi Işık güzelleme olarak sınıflar. İlk dörtlükte birinci ve üçüncü dizeler "gibi" sözünde eşleşir, sonraki dörtlüklerde ise ilk üç dize kendi uyağını kurar ("derim, serim, yârim", "kaşta, beşte, kürste", "teli, deli, yolu", "duası, ovası, devesi"). Son dörtlüğün mahlası "Kul Hüseyn'imin" biçimindedir. Metin Erdoğan Koç ile Âşık Hasan Özabdal'dan derlenmiştir; Işık ayrıca Ali Cem Akbulut'un 2010 tarihli kitabının 189-190. sayfalarını kaynak gösterir.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, umman ve derya imgesi etrafında kurulur. İlk dörtlükte âşığın coşkusu derya gibi güçlü bir dalgaya, engin denizin akışına benzetilir; ay ise yan bakmadan âleme bakıp geçer. İkinci ve dördüncü dörtlükler halk şiirinin güzelleme kalıplarına döner: âşık başını yâre kurban eder, yâr ise kaşlarını çatıp gider; gökteki yıldızlar yârin zülfünün telleridir.
Son dörtlük, Işık'ın Kul Hüseyin'in hayatını anlatırken ayrıca alıntıladığı dörtlüktür; orada ikinci dize "Boyladı umman ovası", son dize "İleriye çekip gider" biçimindedir. Işık'a göre Kul Hüseyin, sözünün kudretini ve etkisini bilerek böyle seslenir ve yaptığı görevi hakikat denizinde öncülük eden dalgalara benzetir; onun yarattığı dalgayı yöre dervişleri tamamlamaya çalışmıştır. Bin katarlık bir kervanın önünde yürüyen tek deve imgesi, bir topluluğa yol gösteren erenin yerini anlatır. Üçüncü dörtlüğün anlamı kapalıdır; "Kapı Hüseyin'in kaşta" sözünün neye işaret ettiğini kaynak açıklamaz.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 10, s. 82; alıntı ve yorum s. 73). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
- Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Âşıkları, İstanbul: KaraMavi Yayınları, 2010, s. 189-190 (Işık 2013 aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar






