Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Gine gönül muhabbete düş oldu
Belde kemer el üstünde dest oldu
Yaşlı gözlüm, gözüm şimdi mest oldu
Sefa geldin mihman kardeş sen bize
Arzulayı arzulayı mı geldin
Güle niksar oldu gerek bağbanda
Bu gün hak sendedir hak seni bildim
Sefa geldin mihman kardeş sen bize
Geldiceğin yollar acep nurmola
Durducağın divan mola darmola
Güzel şahtan bize haber varmola
Sefa geldin mihman kardeş sen bize
Güzel şahın yolu gayet düz olur
Bu meydanda avın alan baz olur
Irakipler duyar bu bir söz olur
Sefa geldin mihman kardeş sen bize
Irakipler bu meydanda yurt tutsun
Gönül muhabbetin yolunca gitsin
Söyler güzel şah bizi alsın gitsin
Sefa geldin mihman kardeş sen bize
Sakla bu sırrını nadan duymasın
Dükkânına alıp malın almasın
Gidi münkir hanedana uymasın
Sefa geldin mihman kardeş sen bize
Halim yaman ırakipler elinden
Dönük kalmış sofuların elinden
Kul Hüseyin sefil düşmüş yolundan
Sefa geldin mihman kardeş sen bize
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül yine muhabbete düştü; bel kemerli, eller göğüste kavuşturuldu. Yaşlı gözüm şimdi sarhoş oldu; hoş geldin, misafir kardeş, bize.
2. Özleye özleye mi geldin; bahçıvanın gülü için saçılan bir sevinç gibi geldin (dize kaynakta "Güle niksar oldu gerek bağbanda" biçimindedir ve anlamı tam açık değildir). Bugün Hak sendedir, seni Hak bildim; hoş geldin, misafir kardeş, bize.
3. Geldiğin yollar acaba nur mu olur; duracağın divan dar mı olur; güzel şahtan bize bir haber var mı olur; hoş geldin, misafir kardeş, bize.
4. Güzel şahın yolu gayet düzdür; bu meydanda avını alan doğan olur. Rakipler duyar, bu bir dedikodu olur; hoş geldin, misafir kardeş, bize.
5. Rakipler bu meydanda yer tutsun; gönül muhabbetin yolunca gitsin. Güzel şah söyler, bizi alıp götürsün; hoş geldin, misafir kardeş, bize.
6. Bu sırrını sakla, cahil duymasın; seni dükkânına alıp malını almasın. Kötü inkârcı bu hanedana uymasın; hoş geldin, misafir kardeş, bize.
7. Rakiplerin elinden hâlim yaman; dönek sofuların elinden de öyle. Kul Hüseyin sefil düşmüş yolundan; hoş geldin, misafir kardeş, bize.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi dörtlük misafiri aynı sözle karşılar: her birinin son dizesi "Sefa geldin mihman kardeş sen bize" nakaratıdır. İlk üç dizelerin uyakları şunlardır: "düş oldu, dest oldu, mest oldu", "geldin, bağbanda, bildim", "nurmola, darmola, varmola", "düz olur, baz olur, söz olur", "tutsun, gitsin, gitsin", "duymasın, almasın, uymasın", "elinden, elinden, yolundan". Üçüncü dörtlükte "mola" soru ekiyle kurulan uyak halk ağzının ses özelliklerini korur; Işık da "ırakipler" sözünün yöre söyleyişine uygun olarak ve ölçüyü tamamlamak için bu biçimde söylendiğini not eder. Ölçü on birli hecedir, tür Işık'a göre güzellemedir. Mahlas son dörtlükte "Kul Hüseyin" diye geçer. Tek kaynak kişi Halil Sezgin'dir.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş bir misafiri karşılama sevincini anlatır. "Belde kemer el üstünde dest" dizesi, Alevî-Bektaşî erkânında saygı duruşunu, elleri göğüste kavuşturup bel bağlayarak durmayı hatırlatır. Misafirin kim olduğu söylenmez; ona "mihman kardeş" denmesi, yolda kardeş sayılan bir canın, belki bir musahibin, belki uzaktan gelen bir dervişin karşılandığını düşündürür. İkinci dörtlükteki "Bu gün Hak sendedir, Hak seni bildim" sözü, gelen kişide Hakk'ın görüldüğü inancını tekrarlar.
Şiirin ikinci yarısında bu sevinç, rakiplere ve sırra dair uyarılarla dengelenir. Rakipler muhabbeti duyar ve dedikoduya çevirir; dönek sofular âşığın hâlini yamanlaştırır. Altıncı dörtlükteki "Sakla bu sırrını nadan duymasın" öğüdü, Alevî-Bektaşî ahlakında sırrın ehline açılması ilkesine dayanır. Işık, Kul Hüseyin'in muhabbeti ve dostluğu kör sofuluğa karşı hep yücelttiğini yazar; bu deyiş de misafir sevgisini sofu çevrelerin anlayışsızlığıyla karşılaştırır.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 11, s. 82-83; sofuluk eleştirisi için s. 74). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






