Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Ben de şu dünyada üç güzel gördüm
Birisi kalbimde durana benzer
Birisi Ali’dir biri Muhammed
Dört kitap içinde Kur’an’a benzer
Yaz gelince sular köpükler saçar
Laleli sümbüllü bahçeler açar
Avcıdan kurtulmuş ceylanlar kaçar
Pirim şu ellerde ceylana benzer
Müminin gönlünden gitmiyor sızı
Cennette huriye benziyor özü
İki dinli hercainin bek sözü
Mart ayında esen borana benzer
Müminler kıblesi kıble necidir
Eşiğine varan daim hacıdır
Pek basma sapana boynun acıtır
Durdurup zelveyi kırana benzer
Hey der Hüseyin’im geldik haneye
Atamın belinden geldim anaya
Mevla’m destur verdi geldim dünyaya
Dünya bir yıkılmış virana benzer
Günümüz Türkçesiyle
1. Ben de şu dünyada üç güzel gördüm; biri kalbimde durana benzer. Biri Ali'dir, biri Muhammed; dört kitap içinde Kur'an'a benzer.
2. Yaz gelince sular köpükler saçar, laleli sümbüllü bahçeler açar, avcıdan kurtulmuş ceylanlar kaçar; pirim bu ellerde ceylana benzer.
3. Müminin gönlünden sızı gitmiyor; özü cennetteki huriye benziyor. İki dinli, kararsız kişinin kötü sözü Mart ayında esen borana benzer.
4. Müminlerin kıblesi nasıl bir kıbledir; eşiğine varan her zaman hacıdır. Sapana fazla bastırma, boynunu acıtır; durdurup boyunduruk çubuğunu kırana benzer.
5. Hey der Hüseyin'im, eve geldik; babamın belinden anama geldim. Mevlam izin verdi, dünyaya geldim; dünya yıkılmış bir viraneye benzer.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Benzetme bu nefesin iskeletidir: her dörtlük "benzer" redifiyle biter ve redifin önüne sırayla "durana, Kur'an'a, ceylana, borana, kırana, virana" sözleri gelir. İlk üç dize kendi arasında uyaklanır: "saçar, açar, kaçar", "sızı, özü, sözü", "necidir, hacıdır, acıtır", "haneye, anaya, dünyaya". Metin beş dörtlük tutar ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir; Işık metni nefes sayar. Son dörtlükte şair yalnız "Hüseyin'im" der. Metni Halil Sezgin aktarmıştır. Makale "bek söz"ü kötü, yıkıcı söz, "zelve"yi de öküzün boyunduruktan çıkmaması için boyunduruğa geçirilen eğri değnek diye açıklar.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyişin ilk dörtlüğü, Işık'ın Kul Hüseyin'in düşünce dünyasını anlatırken alıntıladığı dörtlüktür. Işık'a göre şair burada varlığa anlam ve görünüm katan üç güzele, Hak, Muhammed ve Ali'ye işaret eder; bunun delilinin dört kitap içinde Kur'an olduğunu söyler. Işık, muhabbetlerde "Kur'an" sözünün hem mushaf olarak hem de "kuran, oluşturan, yapan" anlamında kullanıldığını da ekler. Aynı imge, sitemizde yayımlanan Kul Fakir'in "Seyrimde gezerken üç dilber gördüm" deyişinde de karşımıza çıkar; Kul Fakir'in Kul Hüseyin'e bağlı bir âşık olduğu bilindiğine göre iki deyiş arasındaki benzerlik bir usta-çırak etkisini düşündürür, bu bağlantı bizim yorumumuzdur.
Öbür dörtlükler köy hayatından imgelerle ilerler: köpük saçan yaz suları, laleli bahçeler, avcıdan kaçan ceylan, Mart borası, boyunduruğun sapanı ve zelvesi. Pirin ceylana benzetilmesi, onun ürkek, ulaşılması güç ve kutsal bir varlık olarak görüldüğünü anlatır. Dördüncü dörtlükte mümin için asıl kıblenin pirin eşiği olduğu, oraya varanın her zaman hacı sayılacağı söylenir. Son dörtlük insanın dünyaya gelişini kısa bir doğum anlatısıyla verir ve dünyayı yıkılmış bir viraneye benzeterek geçiciliğini hatırlatır.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 17, s. 85; alıntı ve yorum s. 73). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






