Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Kâbe’nin yolları uludan ulu
Efendim ayırma doğrudan yolu
Kâbe’yi Hak eden Muhammed Ali
Onlara kalmayan bize mi kaldı
Kâbe’nin yolları misk ile amber
Başına dolamış al yeşil çember
Kâbe’yi yaptıran Halil Peygamber
Onlara kalmayan bize mi kaldı
Ver sazın sahip Âşık Kul Hüseyin
İnayet Allah’tan kime Hüseyin
Çöllerin bekçisi İmam Hüseyin
Onlara kalmayan bize mi kaldı

Günümüz Türkçesiyle

1. Kâbe'nin yolları ulu mu ulu; efendim, beni doğru yoldan ayırma. Kâbe'yi Hak kılan Muhammed ile Ali'dir; onlara kalmayan dünya bize mi kalacak.

2. Kâbe'nin yolları misk ile amber kokar; başına al yeşil bir çember dolamış. Kâbe'yi yaptıran Halil Peygamber'dir; onlara kalmayan dünya bize mi kalacak.

3. Ver sazını, sahibi Âşık Kul Hüseyin; inayet Allah'tandır, kime düşerse, Hüseyin. Çöllerin bekçisi İmam Hüseyin'dir; onlara kalmayan dünya bize mi kalacak.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Son dörtlükte "Hüseyin" sözü üç dizede art arda tekrarlanır ve hem şairin adı hem İmam Hüseyin için kullanılır; mahlas ise "Âşık Kul Hüseyin" biçimindedir. Yalnız üç dörtlükten oluşan bu kısa deyişin her dörtlüğü "Onlara kalmayan bize mi kaldı" nakaratıyla kapanır. Uyaklar ilk üç dizededir: "ulu, yolu, Ali", "amber, çember, Peygamber", "Hüseyin, Hüseyin, Hüseyin". Ölçü on birli hecedir; Işık metni güzelleme olarak sınıflar. Aktaranlar Işık'ın kaynak kişilerinden iki Zeytünlü'dür: Derviş Zefil Ali olarak bilinen Ali Zeytünlü ile Âşık Kara Hüseyin olarak bilinen Hüseyin Zeytünlü.

Anlam ve Söz Sanatları

Kısa deyiş, dünyanın geçiciliğini Kâbe imgesi üzerinden anlatır. Kâbe'nin yolları uludur, misk ve amber kokar, başına al yeşil bir çember dolanmıştır; onu Hz. İbrahim, yani Halil Peygamber yaptırmış, Muhammed ile Ali onu Hak kılmıştır. Nakarat ise bütün bu kutsal büyüklüğün karşısına tek bir soru koyar: dünya onlara kalmadıysa bize mi kalacak. Bu soru, halk şiirinde ölümü ve dünyanın geçiciliğini hatırlatan yerleşik bir söyleyiştir.

Son dörtlük şiire ayrı bir ses katar. "Ver sazın sahip Âşık Kul Hüseyin" dizesi, sazın şaire uzatıldığı, ondan bir deyiş söylemesinin istendiği bir muhabbet anını düşündürür. Hüseyin adının üç kez tekrarı bir cinas oyunudur: âşık Kul Hüseyin, inayetin kime düşeceği ve Kerbela çöllerinin bekçisi İmam Hüseyin aynı adla birbirine bağlanır. Işık, Kul Hüseyin'in adının bile Alevî geleneğindeki anlayışın işaretlerini taşıdığını ve şairin Hüseyin kıyamını kendi varlığında gerçekleştiren bir "gerçek" olarak görüldüğünü yazar.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar