Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Haydar’ı Sultan’a gönül katanlar
Doğru yollarına gitmez de neyler
Ehli beyt’e ikrar verip el tutan
Hakk’ın emirlerin tutmaz da neyler
Binde bir kalmamış sıtkınan gelen
Asıl mümin özün irfanda bulan
Muhammed Ali’den ikrarı olan
Şahın katarına yetmez de neyler
Leylası Mecnundur boş kalan kapı
Bai bismillahtır yedullah yayı
Otuz altı bin halife sahibi
Gelip bun gününde yetmez de neyler
Hasan Dedem Veli Sultan’a varan
Irmak kenarında kuğuyu gören
Varınca Haydar’ın sırrına eren
Şahın kapısına yatmazda neyler
Birlik olsa ikilikten geçilse
Gönüller bir olsa müşkül seçilse
Ayni cem kurulsa irfan açılsa
Hüseyin küfürü satmaz da neyler
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönlünü Haydar Sultan'a katanlar, Ehl-i Beyt'e ikrar verip el tutanlar doğru yollarına gitmezse ne yapar, Hakk'ın emirlerini tutmazsa ne yapar.
2. İçtenlikle gelen binde bir bile kalmamış. Asıl mümin, özünü irfanda bulan, Muhammed Ali'den ikrarı olan kişi şahın kervanına yetişmezse ne yapar.
3. Boş kalan kapı Mecnun'un Leyla'sıdır; "Bismillah"ın be harfi Allah'ın elinin yayıdır. Otuz altı bin halifenin sahibi gelip dar günde yetişmezse ne yapar.
4. Hasan Dede'ye, Veli Sultan'a varan, ırmak kenarında kuğuyu gören, varınca Haydar'ın sırrına eren kişi şahın kapısına yatmazsa ne yapar.
5. Birlik olsa, ikilikten geçilse, gönüller bir olsa, müşkül çözülse, aynı cem kurulsa, irfan açılsa, Hüseyin küfrü satmazsa ne yapar.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Her dörtlük bir soruya varır: ikinci ve dördüncü dizeler "-maz da neyler, -mez de neyler" redifiyle biter ("gitmez de, tutmaz da, yetmez de, yatmaz da, satmaz da") ve ilk dizelerde sayılan şartların gereğini sorgular. Dörtlüklerin öbür uyakları "katanlar, tutan", "gelen, bulan, olan", "kapı, yayı, sahibi", "varan, gören, eren", "geçilse, seçilse, açılsa" sözleriyle kurulur. Ölçü on birli hecedir; beş dörtlüklük metni Işık nefes sayar. Mahlas son dörtlükte yalnız "Hüseyin" diye görünür. Derlemede Halil Sezgin ile Âşık Hasan Özabdal'ın aktarımları kullanılmıştır; makale "bun gün" sözünü bunalmışlık hâlinde olunan dar gün diye açıklar.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyişin soruları, yola girmiş kişinin sorumluluğu üzerine kuruludur: Haydar'a, yani Hz. Ali'ye gönül veren, Ehl-i Beyt'e ikrar veren kişi, doğru yoldan gitmez, Hakk'ın emirlerini tutmazsa neye yarar. İkinci dörtlükteki "Binde bir kalmamış sıtkınan gelen" dizesi, içtenlikle yola gelenin azaldığından yakınır. Üçüncü dörtlükteki "Bai bismillah", Kur'an'ın ilk harfi olan be'ye işaret eder; Alevî-Bektaşî yorumunda bu harfin altındaki nokta Ali'yle ilişkilendirilir. Kaynak dizeyi açıklamaz, bu bağlantı bizim yorumumuzdur.
Dördüncü dörtlükte "Hasan Dedem" ve "Veli Sultan" adları geçer; kaynak bunların kim olduğunu belirtmez. Bu adlar bir ocak büyüğünü ya da yöredeki bir türbeyi düşündürebilir, ama bunu kesinleştiremiyoruz. Son dörtlük deyişin asıl öğüdünü verir: birlik olunur, ikilikten geçilir, gönüller bir olur, aynı cem kurulursa irfan açılır. Işık, Kul Hüseyin'in insanları sevgi, birlik ve kaynaşmaya çağırdığını ve bunun asıl Hak dava olduğunu söylediğini yazar; bu deyiş o çağrının açık bir örneğidir.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 21, s. 88; birlik çağrısı için s. 74). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






