Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Kelp ırakiplerden bir söz işittim
Eğer gerçek ise büktü belimi
Dediler yârin yadlara yâr olmuş
Duydunuz mu bize olan zulumü?
Ta ezelden ahdı ikrar güderken
Serbest olup aşka meyil takarken
Arzulayıp ben dostuma giderken
Harami var imiş kesti yolumu
Irakibe bağlamışsın özünü
Otlamışsın süremedim izini
Geyiğine yalatmışsın yüzünü
Yâd ellere koklattın sen gülümü
Coşkun sular gibi çağlayım derdim
Divane gönlümü eyleyim derdim
Dostu bir ikrara bağlayım derdim
Aldırdım elimden zülfü tellimi
Kul Hüseyin’im eydür dost bana netti
Çok iş bilir imiş oynadı üttü
Kıymetim yok imiş bir pula sattı
Adın anıp söyletmiyom dilimi

Günümüz Türkçesiyle

1. Köpek rakiplerden bir söz işittim; eğer gerçekse belimi büktü. Yârin yabancılara yâr olduğunu söylediler; bize yapılan zulmü duydunuz mu.

2. Ta ezelden ahde ve ikrara bağlı dururken, özgürce aşka meyil verirken, özleyerek dostuma giderken, meğer bir harami varmış, yolumu kesti.

3. Özünü rakibe bağlamışsın; otlayıp gitmişsin, izini süremedim. Yüzünü geyiğine yalatmışsın; gülümü yabancılara koklattın.

4. Coşkun sular gibi çağlayayım derdim; deli gönlümü avutayım derdim; dostu bir ikrara bağlayayım derdim. Telli zülfünü elimden aldırdım.

5. Ben Kul Hüseyin derim ki dost bana ne etti; çok iş bilirmiş, oyun oynadı, beni yendi. Meğer kıymetim yokmuş, beni bir pula sattı; adını anıp dilimi söyletmiyorum.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dörtlüklerin ikinci ve dördüncü dizeleri hep bir iyelikli nesneyle biter ve "-ı, -i" sesinde buluşur: "belimi, zulumü, yolumu, gülümü, tellimi, dilimi". Birinci ve üçüncü dizelerin uyakları ise "işittim, olmuş", "güderken, takarken, giderken", "özünü, izini, yüzünü", "derdim, derdim, derdim", "netti, üttü, sattı" diye sıralanır. Beş dörtlüğün ölçüsü on birli hecedir; Işık metni güzelleme sayar. "Kul Hüseyin'im" mahlası son dörtlüktedir. Derlemeye Keçiköylü Ali Yüksel, Âşık Cafer Aydoğdu ve Halil Sezgin katkıda bulunmuştur. Makale "kelp ırakip"i köpek düşman, "ütmek"i kumarda yenmek diye açıklar.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, halk şiirinin bilinen bir durumunu işler: âşık, yârin başkalarına yâr olduğunu rakiplerden duyar ve sarsılır. "Eğer gerçek ise büktü belimi" dizesi bu sarsıntıyı bir beden imgesiyle anlatır. İkinci dörtlükte âşık, ezelden verdiği ikrara bağlı olarak dostuna giderken yolunu bir haraminin kestiğini söyler; harami burada rakibin ya da talihin bir benzetmesi olarak anlaşılabilir.

Üçüncü dörtlüğün imgeleri yöre hayatından gelir: sevgilinin "otlayıp gitmesi", yüzünü geyiğine yalatması, gülünü yabancılara koklatması. Son dörtlükte âşık, dostun kendisiyle oyun oynadığını, onu kumarda yener gibi yendiğini ve bir pula sattığını söyler; ama sitemini bile sevgilinin adını anmadan yapar. Kul Hüseyin'in başka deyişlerinde sevgili çoğu zaman mürşit ya da Hak olarak okunabilirken, bu deyişin dili insanî bir aşk sitemine daha yakındır. Işık, Kul Hüseyin'in yâr sevmeyi Hakk'ı sevmenin bir parçası saydığını ve ilahi olanın âşığın sevdasında tecelli ettiğini söylediğini aktarır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar