Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Abdal Musa Sultan gazaba geldi
Fethedip Urum’u yaratan medet
Cihan harap oldu insan az kaldı
Yine ferman senden elaman medet
Biz de sever idik Ali’nin soyun
Bizler de anarız Hasan Hüseyin
Zindan da verdik İmam Zeynel payın
Bakırı zindanda var eden medet
Yetiş İmam Cafer al elden bizi
Her dem arzum vardır isteriz sizi
Zülfikar’ı attı tuttu denizi
Necef deryasını kurutan medet
Mürşidim Kazım Rıza’ya varalım
Derdimize derman ondan görelim
Taki Naki Askeri’ye erelim
Mehdi’yi mağrada sır eden medet
Hüseyin Gazi Sultan belli cansın
Ricam kabul eyle müşkülüm kansın
Hüseyin ovanın gözcüsü sensin
Ayırma koyunu sürüden medet

Günümüz Türkçesiyle

1. Abdal Musa Sultan gazaba geldi; Rum'u fethedip yeniden kuran, medet. Dünya harap oldu, insan az kaldı; yine ferman senindir, aman, medet.

2. Biz de Ali'nin soyunu severdik; biz de Hasan ile Hüseyin'i anarız. Zindanda İmam Zeynel'in payını verdik; Bakır'ı zindanda var eden, medet.

3. Yetiş İmam Cafer, bizi elden tut; her an arzum vardır, sizi isteriz. Zülfikar'ı attı, denizi tuttu; Necef denizini kurutan, medet.

4. Mürşidim Kâzım ile Rıza'ya varalım, derdimizin dermanını ondan görelim; Taki, Naki ve Askerî'ye erelim. Mehdi'yi mağarada sır eden, medet.

5. Hüseyin Gazi Sultan, belli bir cansın; ricamı kabul eyle, müşkülüm çözülsün. Hüseyin, bu ovanın gözcüsü sensin; koyunu sürüden ayırma, medet.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Her dörtlük "medet" diye biter; bu yardım çağrısının önüne sırayla "yaratan, elaman, var eden, kurutan, sır eden, sürüden" sözleri gelir. Işık metni düvaz-ı imam ve medetname olarak sınıflar. İlk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizeler "yaratan medet, elaman medet" diye kapanır; sonraki dörtlüklerde uyak ilk üç dizededir ("soyun, Hüseyin, payın", "bizi, sizi, denizi", "varalım, görelim, erelim", "cansın, kansın, sensin"). Beş dörtlük de on bir heceli dizelerle kurulur. Son dörtlükte "Hüseyin" adı hem Hüseyin Gazi'yi hem şairi çağrıştırır ve mahlas bu dizelerde yer alır. Makale "Urum"u Rum diyarı, Anadolu diye açıklar ve "mağrada" sözünde ölçü için bir hece düştüğünü belirtir. Derlemede dört kaynak kişiye başvurulmuştur; Âşık Cafer Aydoğdu, Erdoğan Koç ve Halil Sezgin bunlardandır.

Anlam ve Söz Sanatları

Medetname, ermişlerden ve imamlardan yardım dileyen şiirdir. Deyiş, Bektaşî geleneğinde saygıyla anılan erenlerden Abdal Musa ile açılır: Abdal Musa gazaba gelmiştir, dünya harap olmuş, insan azalmıştır. İlk dörtlükteki "Fethedip Urum'u yaratan" sözü, Rum diyarını fetheden ve orada yolu kuran ermişlerin menkıbelerine gönderme yapar; kimi kastettiği tam açık değildir. Sonra On İki İmam sırayla anılır: Ali'nin soyu, Hasan ile Hüseyin, zindandaki Zeynelabidin ve Bakır, Cafer, Kâzım ile Rıza, Taki, Naki, Askerî ve mağarada sır olan Mehdi.

Üçüncü dörtlükteki "Zülfikar'ı attı tuttu denizi, Necef deryasını kurutan" dizeleri, Ali'nin kılıcı Zülfikar'la ilgili halk menkıbelerine dayanır; kaynak bu menkıbeyi açıklamaz. Son dörtlükte yardım Hüseyin Gazi'den istenir; "ovanın gözcüsü" sözü, bir tepe üstünde yatan ve ovayı gözeten bir erenin türbesini düşündürür, ama bu bizim yorumumuzdur. Dörtlüğün son dizesi bir çobanın diliyle kapanır: koyunu sürüden ayırma. Bu dize, ömrünü çobanlıkla geçiren Kul Hüseyin'in kendini Hakk'ın sürüsünde bir koyun olarak görmesiyle de okunabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar