Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Mekke Medine’dir senin durağın
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Yezit elinde telef oldu canın
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Mansur “Enel Hak” der Bağdat şehrinde
O şehit düştü Kerbela çölünde
Süngüsü elinde teber belinde
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Çaldılar süngüsü elinden düştü
Yezitler yürüdü başına üştü
Ya Muhammed dedi gözünü açtı
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Battal cenk eyledi varıp da aldı
Bir fırka has(ı)m olup kırarım dedi
Dövüşe dövüşe hem şehit oldu
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Şişede tiryaki kana döndürdü
Dünyadan ahrete susuz gönderdi
Evlatların develerle gönderdi
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Senin müritlerin yolun bekledi
Yetmiş iki mürsel sözün hakladı
Kırk gün cesedini aslan bekledi
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Abdalların semah döner hak ile
Müminler yolun sürüyor fark ile
Dervişlerin seyyah eder terk ile
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin
Kul Hüseyin andı aldı pirinden
Gün görünmez tüteninden zarından
Sevenin çok Acem ile Urumdan
Gel dinim imanım Hasan Hüseyin

Günümüz Türkçesiyle

1. Senin durağın Mekke ile Medine'dir; gel dinim imanım Hasan Hüseyin. Canın Yezid'in elinde telef oldu; gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

2. Mansur Bağdat şehrinde "Ene'l-Hak" der; o, Kerbela çölünde şehit düştü. Süngüsü elinde, teberi belinde; gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

3. Vurdular, süngüsü elinden düştü; Yezidler yürüyüp başına üşüştü. "Ya Muhammed" dedi, gözünü açtı; gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

4. Battal savaştı, varıp aldı; bir topluluk düşman olup "kırarım" dedi. Dövüşe dövüşe o da şehit oldu; gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

5. Şişedeki panzehiri kana çevirdi; onu dünyadan ahirete susuz gönderdi. Evlatlarını develerle gönderdi; gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

6. Müritlerin senin yolunu bekledi; yetmiş iki peygamber sözünü doğruladı. Cesedini kırk gün bir aslan bekledi; gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

7. Abdalların Hak ile semah döner; müminler senin yolunu ayırt ederek sürer; dervişlerin her şeyi terk ederek gezer. Gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

8. Kul Hüseyin ikrarını pirinden aldı; dumanından, iniltisinden güneş görünmez. Acem'den de Rum'dan da seni seven çoktur; gel dinim imanım Hasan Hüseyin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Sekiz dörtlük boyunca "Gel dinim imanım Hasan Hüseyin" nakaratı döner: ilk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizede, sonra her dörtlüğün son dizesinde. Işık metni hem nefes hem semah sayar. Sonraki dörtlüklerin ilk üç dizesi şöyle uyaklanır: "şehrinde, çölünde, belinde", "düştü, üştü, açtı", "aldı, dedi, oldu", "döndürdü, gönderdi, gönderdi", "bekledi, hakladı, bekledi", "hak ile, fark ile, terk ile", "pirinden, zarından, Urumdan". Ölçü on birli hecedir. "Kul Hüseyin" mahlası son dörtlükte yer alır. Aktaranlar Keçiköylü Ali Yüksel ile Halil Sezgin'dir.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, Kerbela ağıdını semahın coşkusuyla birleştirir. Nakarat Hasan ile Hüseyin'i "dinim imanım" diye çağırır; ilk dörtlükte Mekke ile Medine'den gelen ve Yezid'in elinde canı tükenen imam anılır. Sonraki dörtlükler sözlü geleneğin bir özelliğini gösterir: farklı şehitlerin anıları birbirine karışır. Bağdat'ta "Ene'l-Hak" diyen Hallac-ı Mansur, Kerbela çölünde şehit düşen biri olarak anılır; Battal Gazi de dövüşe dövüşe şehit olanlar arasına katılır. Bu karışım tarihî bir bilgi değil, Alevî halk belleğinde Hak yolunda can verenlerin tek bir şehitlik çizgisinde birleşmesi olarak okunabilir; bu yorum bizimdir.

Beşinci ve altıncı dörtlükler Kerbela anlatısının bilinen sahnelerini verir: susuz bırakılan şehit, develere bindirilen evlatlar, yetmiş iki peygamberin doğruladığı söz ve halk anlatılarında geçen, cesedi kırk gün bekleyen aslan. Yedinci dörtlükte şiir bugüne döner: abdallar Hak ile semah döner, müminler yolu ayırt ederek sürdürür. Son dörtlükte şair ikrarını pirinden aldığını söyler ve Hüseyin'i sevenlerin Acem'den Rum'a kadar çok olduğunu ekler.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar