Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

İbrahim’im gelmez oldu selamın
Gel bizim ellere geze gel geze
Kesreti kem derler kaldır aradan
Devir gam yükünü çöze gel çöze
Gece gündüz aşk verip de çağırtan
Gafil olup çıkmayasın çığırdan
Çiğnenen kul oldu yükü ağırdan
Özün turap edip toza gel toza
Neye benzettiler bedende canı
Eğer arif isen fark eyle anı
Gel oyunbozanlar aldatır seni
Muhabbet ararsan kıza gel kıza
Didar aşığın sevgisi canda
Maşuğun hayali canda cananda
Şeriat tarikat marifet sende
Hakikat ilimden yaza gel yaza
Kul Hüseyin’im der kardaş duymadın mı?
Küfrümüz imana sayamadın mı?
Bu kadar cevrime doyamadın mı?
Dediler üstat Hak seze gel seze

Günümüz Türkçesiyle

1. İbrahim'im, selamın gelmez oldu; gel, bizim ellere gezerek gel. Çokluğa kötü derler, onu aradan kaldır; devir, gam yükünü çözerek gel.

2. Gece gündüz aşk verip de çağırtan, gafil olup yolun çığırından çıkmayasın. Çiğnenen kul oldu, yükü ağırdan; özünü toprak edip tozlanarak gel.

3. Bedendeki canı neye benzettiler; eğer arifsen onu fark eyle. Gel, oyunbozanlar seni aldatır; muhabbet ararsan coşarak, kızışarak gel.

4. Didar âşığının sevgisi candadır; maşukun hayali canda ve cananda. Şeriat, tarikat, marifet sendedir; hakikat ilminden yazarak gel.

5. Ben Kul Hüseyin derim ki kardeş, duymadın mı; küfrümüzü imana sayamadın mı. Bu kadar cefama doyamadın mı; "Üstat Hak'tır" dediler, sezerek gel.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Işık bu deyişi musahibi İbrahim Derviş'e söylenen, uzaktaki musahibe malum olan bir muhabbet deyişi olarak niteler ve güzelleme olarak sınıflar. Çağrı her dörtlüğün sonunda "gel" sözünün iki kez tekrarıyla kurulur: "geze gel geze, çöze gel çöze, toza gel toza, kıza gel kıza, yaza gel yaza, seze gel seze". İlk üç dizelerin uyakları şunlardır: "çağırtan, çığırdan, ağırdan", "canı, anı, seni", "canda, cananda, sende", "duymadın mı, sayamadın mı, doyamadın mı". Metin beş dörtlük tutar ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir; son dörtlükte "Kul Hüseyin'im" mahlası geçer. Işık'ın makalenin hayat bölümünde alıntıladığı biçim küçük farklar taşır: orada "Devir gam yüzünü çöze gel çöze", "Gelin oyunbazdır aldatır seni", "Hakikat ilminden yaza gel yaza" biçimleri vardır. Metin Ali İhsan Aktaş ile Erdoğan Koç'tan derlenmiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Işık bu deyişin söyleniş hikâyesini kaynak kişilerin aktarımıyla anlatır. Bir cem ibadetinden sonra, dede ve taliplerin bulunduğu muhabbet sırasında Kul Hüseyin, kardeşliği yani musahibi İbrahim'i çok özlediğini fark eder ve onu candan dileyerek bu deyişi okur. Bütün meclisi bir duygusallık kaplar; orada bulunanlar arasında Kul Hüseyin'in müridi Kul Fakir de vardır. Bir süre sonra kırk kilometre ötede, Çorum'un Osmancık yöresinde oturan İbrahim Derviş hanımıyla birlikte kapıyı çalar ve "Hü erenler" diyerek içeri girer. Kul Hüseyin onu "Evine hoş geldin İbrahim" diye karşılar. İbrahim Derviş sazı alıp çağrıya bir deyişle cevap verir, bu karşılıklı söyleşiden etkilenen Kul Fakir de doğaçlama bir deyiş söyler.

Musahiplik, Alevî topluluğunda iki ailenin ömür boyu kardeş olmayı ikrar ettiği bir yol kardeşliğidir. Deyiş bu kardeşliğin gönülden gönüle ulaşan gücünü anlatır; yörede uzaktan söyleneni duymanın örneği olarak anılır. İçerik bakımından da musahibe yol öğütleri verilir: çokluğu aradan kaldırmak, özünü toprak etmek, oyunbozanlara aldanmamak, şeriat, tarikat ve marifetin insanın kendisinde olduğunu bilmek ve hakikat ilmine ulaşmak.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar