Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Nazlı yâr bir derde giriftar olmuş
Hayali gönlüme gelip gidiyor
Dedim kaşı karam yâr sana noldu
Gün günü gül benzim solup gidiyor
Yâr senin derdine ortak olayım
Demir çarık giyip derman bulayım
Eğer öl dersen bu günden öleyim
Nice koç yiğitler ölüp gidiyor
Kalbimin aynası ol kaşı kara
Bulamadım senin derdine çare
Dedim dilber sarılalım bir kere
Hasret kıyamete kalıp gidiyor
Güzel olanların kalbi pak olur
İkrar veren ikrarında bek olur
Yârdan ayrılanın bağrı yok olur
Gözlerim kan ile dolup gidiyor
Sefil Kul Hüseyn’im uğradım dosta
Sen sağ ol sevdiğim ben olam hasta
Giymişsin karayı kalmışsın yasta
Eller yiyip içip gülüp gidiyor

Günümüz Türkçesiyle

1. Nazlı yâr bir derde tutulmuş; hayali gönlüme gelip gidiyor. "Kaşı karam, sana ne oldu" dedim; gül benzi gün günü solup gidiyor.

2. Yâr, derdine ortak olayım; demir çarık giyip derman bulayım. Eğer "öl" dersen bugünden öleyim; nice koç yiğitler ölüp gidiyor.

3. Kalbimin aynası o kaşı kara; senin derdine bir çare bulamadım. "Dilber, bir kere sarılalım" dedim; hasret kıyamete kalıp gidiyor.

4. Güzel olanların kalbi temiz olur; ikrar veren ikrarında sağlam durur. Yârdan ayrılanın bağrı yok olur; gözlerim kan ile dolup gidiyor.

5. Sefil Kul Hüseyin dosta uğradım; sen sağ ol sevdiğim, ben hasta olayım. Karalar giymişsin, yasta kalmışsın; eller yiyip içip gülüp gidiyor.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dörtlüklerin ikinci ve dördüncü dizelerinde "gidiyor" redifi bir eriyişi kaydeder; önüne "gelip, solup, ölüp, kalıp, dolup, gülüp" ulaçları gelir. Birinci ve üçüncü dizelerin uyakları kısadır: "olmuş, noldu", "olayım, öleyim", "kara, kere", "pak olur, bek olur", "dosta, yasta". Dizeler on bir hecelidir; dörtlük sayısı beştir; Işık metni güzelleme sayar. Son dörtlükte şair kendini "Sefil Kul Hüseyn'im" diye anar. Metin Halil Sezgin'den derlenmiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, hasta düşen bir sevgilinin başında bekleyen âşığın sesidir. Gül benzin gün günü solması, kaşı kara sevgiliye "sana ne oldu" diye sorulması, sahneye gündelik ve dokunaklı bir hava verir. İkinci dörtlükte âşık, halk masallarından bilinen bir imgeyle, demir çarık giyip derman aramaya hazır olduğunu söyler; sevgili isterse ölmeye bile razıdır. "Nice koç yiğitler ölüp gidiyor" dizesi, ölümün kaçınılmazlığını hatırlatarak bu fedakârlığı olağan bir şey gibi gösterir.

Üçüncü ve dördüncü dörtlüklerde sevgilinin kalbinin aynası, temizliği ve ikrara bağlılığı anılır; âşığın ayrılık acısı gözlerin kanla dolmasıyla anlatılır. Son dörtlükte âşık sevgilinin yerine hasta olmayı diler ve onun karalar giyip yasta kaldığını görür; dünyanın öbür insanları ise yiyip içip gülerek geçip gider. Bu karşıtlık, acı çekenin yalnızlığını ve dünyanın ona kayıtsızlığını yalın bir sahneyle gösterir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar