Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Fani dünya için gam çekme gönül
Her dem ağlayıp da gülmeli değil
Sevda dedikleri sel misalidir
Fikredip ummana dalmalı değil
Caht etmeyince dağlar aşılmaz
Sarrafın yanında altın pul olmaz
Yiğidin başına gelmez hal olmaz
Başına gelene gülmeli değil
Geçersiz deryayı geçip boylama
Görmediğin yere bühtan eyleme
Bir kimsenin kıymetini (yapmadığın) söyleme
Bühtan edip kana girmeli değil
Hüseyin’im sözün olmuşsa söyle
Varıp etrafında sor sual eyle
Zamane halkının ahvali böyle
Muhabbetsiz yâre varmalı bugün
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül, fani dünya için gam çekme; her an ağlayıp da gülmemek olmaz. Sevda dedikleri sel gibidir; düşünüp düşünüp ummana dalmamalı.
2. Çabalamadan dağlar aşılmaz; sarrafın yanında altın bir pul yerine geçmez. Yiğidin başına gelmeyecek hâl yoktur; başkasının başına gelene gülmemeli.
3. Geçilmez denizi geçip boylama; görmediğin yer için iftira etme. Bir kimsenin kıymetini, yapmadığını söyleme; iftira edip kana girmemeli.
4. Hüseyin'im, sözün varsa söyle; etrafına varıp sor, soruştur. Zamane halkının hâli böyledir; bugün yâre muhabbetsiz varmalı (dize kaynakta böyledir; Işık anlamında bir bozukluk olabileceğini belirtir).
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Öğüt burada olumsuz bir kalıpla verilir: ikinci ve dördüncü dizeler çoğunlukla "-malı değil, -meli değil" diye biter ("gülmeli değil, dalmalı değil, girmeli değil"), son dörtlükte ise kalıp "varmalı bugün" biçimine döner. Birinci ve üçüncü dizelerin uyakları "gönül, misalidir", "aşılmaz, olmaz", "boylama, eyleme, söyleme", "söyle, eyle, böyle" diye kurulur. Dört dörtlük on birli hece ölçüsündedir; Işık metni güzelleme sayar. Son dörtlükte mahlas "Hüseyin'im" diye geçer. Metin Halil Sezgin'den derlenmiştir ve Işık bazı pürüzleri not eder: üçüncü dörtlükte bir anlam karmaşası vardır, derlemede "kıymetini" diye söylenmiştir; son dizede de bir âşığın yâre muhabbetsiz varmayacağı düşünülürse anlam bozukluğu olabilir, ama derleme metni böyledir. Aynı deyişin bir başka biçimi, bir deyiş derleme sitesinde Cahit Öztelli'nin "Pir Sultan'ın Dostları" kitabı kaynak gösterilerek Kul Hüseyin adıyla yayımlanmıştır; Anadolu'da aynı mahlası kullanan birden çok şair olduğundan bu ortaklık aidiyet konusunda dikkatle değerlendirilmelidir.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, dünyanın geçiciliği ve insanın tavrı üzerine öğütlerden kurulur. İlk dörtlük gönle seslenir: fani dünya için gam çekmeye değmez, her an ağlamak da doğru değildir; sevda bir sel gibi gelip geçer, onun derinliğine düşünüp dalmamalı. İkinci dörtlükte hayatın kuralları atasözü kıvamında sözlerle verilir: çabalamadan dağlar aşılmaz, sarrafın yanında altın pul yerine geçmez, yiğidin başına gelmeyecek hâl yoktur, bu yüzden başkasının başına gelene gülmemek gerekir.
Üçüncü dörtlük bühtan, yani iftira üzerine yoğunlaşır: görmediğin yer için iftira etmek, bir kimsenin kıymetini çiğnemek, sonunda kana girmeye kadar varır. Bu öğüt, Kul Hüseyin'in insanları yargılamaya ve sınıflandırmaya karşı çıktığını yazan Işık'ın tespitiyle uyumludur. Son dörtlükte şair kendine seslenir: sözün varsa söyle, etrafa sor; zamane halkının hâli böyledir. Son dizenin anlamı kaynakta da tartışmalı bırakılmıştır.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 39, s. 99; dipnotlar 93-95). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
- "Kul Hüseyin", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, şiir no. 2 (Cahit Öztelli, Pir Sultan'ın Dostları, s. 242, deyiş 17 kaynak gösterilerek). https://www.deyisler-nefesler.com/kul-huseyin/
Çevrimiçi kaynaklar






