Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Şunda bir padişah adil olunca
Hizmetin etmeye kul incinir mi?
Dalga gelip taştan taşa çalınca
Çağlayıp akmaya sel incinir mi?
Kerem kanı uzak etme yakını
Üstümüzde koyma ahret hakkını
Hakk’ın emri ile çeker yükünü
Meyvesin götüren dal incinir mi?
Karşımızdan güle güle gelince
İki canda birbirini bulunca
Muhabbette iki baştan olunca
Sarılıp yatmaya kol incinir mi?
Su balığa candır susuz dirilmez
Kör sofunun kalp aynası silinmez
Ah neyleyim deli gönül durulmaz
Dosta gitmeyinen yol incinir mi?
Kul Hüseyin’im eydir gönül uğruma
Aşkın ateşini saldın bağrıma
Ben çekerim sevdiğimin cevrine
Benim çektiğimden el incinir mi?
Günümüz Türkçesiyle
1. Bir padişah adil olunca, kul ona hizmet etmekten incinir mi; dalga gelip taştan taşa çarpınca, sel çağlayıp akmaktan incinir mi.
2. Ey keremin madeni, yakını uzak etme; ahiret hakkını üstümüzde bırakma. Hakk'ın emriyle yükünü çeken, meyvesini taşıyan dal incinir mi.
3. Karşımızdan güle güle gelince, iki can birbirini bulunca, muhabbette iki taraftan olunca, sarılıp yatmaktan kol incinir mi.
4. Su balığa candır, susuz yaşamaz; kör sofunun kalp aynası silinmez. Ah ne yapayım, deli gönül durulmaz; dosta giden yol incinir mi.
5. Ben Kul Hüseyin derim ki gönlüm uğruna aşkın ateşini bağrıma saldın. Ben sevdiğimin cefasını çekerim; benim çektiğimden el incinir mi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Soru biçimindeki redif deyişin yükünü taşır: ikinci ve dördüncü dizeler "incinir mi?" diye biter ve önüne "kul, sel, dal, kol, yol, el" sözleri gelir. Birinci ve üçüncü dizeler birbirine uyaklanır ("olunca, çalınca", "yakını, hakkını, yükünü", "gelince, bulunca, olunca", "dirilmez, silinmez, durulmaz", "uğruma, bağrıma, cevrine"). Beş dörtlüğün ölçüsü on birli hecedir ve Işık'ın sınıflamasında nefestir. Şair son dörtlükte "Kul Hüseyin'im" der. Metin Cuma Zeytünlü ile Erdoğan Koç'tan derlenmiştir; Işık ayrıca Ali Cem Akbulut'un kitabının 191. sayfasını kaynak gösterir.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, sevgi ile yapılan işin insana yük olmayacağı düşüncesini bir dizi soruyla anlatır. Adil padişaha hizmet eden kul, taştan taşa çarpan sel, meyvesini taşıyan dal, sevgiliye sarılan kol ve dosta giden yol yorulmaz. Cevap her seferinde açıktır; sorular bu açıklığı dinleyiciye kendisi buldurur.
Işık, deyişin üçüncü ve dördüncü dörtlüklerini Kul Hüseyin'in düşünce dünyasını anlatırken alıntılar. Ona göre muhabbetle "gerçeğe" ulaşan Kul Hüseyin, muhabbeti ve dostluğun güzelliğini kör sofuluğa karşı hep yüceltmiştir; gerçeği muhabbet, kaynaşma ve dostluk olarak anlamış, insanları yargılamayı, sınıflandırmayı ve softalığın yaygınlaşmasını gerçekten uzaklaşma saymıştır. Dördüncü dörtlükteki "Kör sofunun kalp aynası silinmez" dizesi bu tavrın en açık söylenişidir: balığa su ne ise muhabbet de gönle odur, kalp aynası ise ancak muhabbetle silinir.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 42, s. 100; alıntı ve yorum s. 74). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
- Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Âşıkları, İstanbul: KaraMavi Yayınları, 2010, s. 191 (Işık 2013 aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar






