Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Leyli nehar sevdasından ayırmaz
İsterim muradım senden ya Ali
Yaratandan bahsedince durulmaz
İsterim muradım senden ya Ali
İsmim kalemlerin şanına düştü
Bunalan kul er meydanına düştü
Mürüvvet eylemek şanına düştü
İsterim muradım senden yana Ali
Ahiri hükmedip gelse gerektir
Aşkla Zülfükarı çekse gerektir
Kulların muradın alsa gerektir
İsterim muradım senden ya Ali
Ervahı ezelden payı bendoldu
Hulki Ahmet hüsni kemalin buldu
Cemalin görenler hayranın kaldı
İsterim muradım senden ya Ali
Kul Hüseyn’im eydür geçelim serden
Gönül vaz mı geçer böyle serverden
Ne mümkün vazgeçmem gül yüzlü yârdan
İsterim muradım senden ya Ali
Günümüz Türkçesiyle
1. Gece gündüz onun sevdasından ayrılmaz; ya Ali, muradımı senden isterim. Yaratan anılınca durulmaz; ya Ali, muradımı senden isterim.
2. Adım kalemlerin şanına düştü; bunalan kul yiğitlerin meydanına düştü. Mürüvvet etmek senin şanına düşer; ya Ali, muradımı senden yana isterim.
3. Sonunda hükmedip gelmesi gerektir; aşkla Zülfikar'ı çekmesi gerektir; kulların muradını vermesi gerektir. Ya Ali, muradımı senden isterim.
4. Ruhların payı ezelden bağlandı; Ahmed'in huyu güzelliğin olgunluğunu buldu. Yüzünü görenler hayran kaldı; ya Ali, muradımı senden isterim.
5. Ben Kul Hüseyin derim ki başımızdan geçelim; gönül böyle bir önderden vazgeçer mi. Ne mümkün, gül yüzlü yârden vazgeçmem; ya Ali, muradımı senden isterim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Nakaratta bir dilek vardır, "İsterim muradım senden ya Ali"; ilk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizeyi tutar, ikinci dörtlükte "senden yana Ali" diye küçük bir değişiklikle söylenir, sonra her dörtlüğün dördüncü dizesinde döner. İkinci dörtlükten itibaren ilk üç dize uyaklıdır ("düştü, düştü, düştü", "gelse gerektir, çekse gerektir, alsa gerektir", "bendoldu, buldu, kaldı", "serden, serverden, yârdan"). Beş dörtlük de on bir heceli dizelerle kurulur; Işık metni nefes sayar. Mahlas son dörtlükte "Kul Hüseyn'im" diye geçer. Tek aktarıcı Âşık Cafer Aydoğdu'dur; makale "leyli nehar" sözünü gece gündüz diye açıklar.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, Hz. Ali'ye yöneltilmiş bir dilektir. İlk dörtlükte âşığın Ali'nin sevdasından gece gündüz ayrılmadığı, Yaratan anıldığında yerinde duramadığı söylenir. İkinci dörtlükte kendi adının "kalemlerin şanına düşmesi", yani yazıya geçmesi ve bunalan kulun "er meydanına" düşmesi, şairin derdini yiğitlerin meydanına taşıdığını düşündürür; mürüvvet etmek ise Ali'nin şanına yakışır.
Üçüncü dörtlük bir beklentiyi dile getirir: Ali sonunda hükmederek gelecek, Zülfikar'ı aşkla çekecek ve kulların muradını verecektir. Bu, Alevî inancında Mehdi'nin gelişiyle ve adaletin kurulmasıyla ilgili beklentiyle iç içe geçen bir düşüncedir. Dördüncü dörtlükte ruhların payının ezelden bağlandığı ve Ahmed'in, yani Hz. Muhammed'in güzel huyunun olgunluğa erdiği söylenir. Son dörtlükte şair böyle bir önderden vazgeçmenin mümkün olmadığını, "gül yüzlü yâr"den dönmeyeceğini söyler; yâr burada Ali'nin kendisidir.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 46, s. 102-103). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






