Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Diline ders verdi beline kemer
Muhammed Ali’dir ol şems’ü kamer
Şah Hasan Hüseyin Şah İmam Zeynel
Bakır’a kan olan irfan sendedir
Aç gözünü de bak Musayı Kazım
İmam İriza’dan döndürme özün
Mürşit eşiğine sür de gel yüzün
Takı Naki hem Askeri sendedir
Muhipleri haber aldı Mehdi’den
İblistir batıl ilmine hükmeden
Ne gezersin Şam-ı şerif Mekke’den
Sen Kâbe ararsın Kâbe sendedir.
Kul Hüseyn’im gezmez oldu ırağı
Süreğimiz Şeyh Safi’nin süreği
Muhammed Ali’dir ilmin direği
Vücuduna hoş bak mihman sendedir
Günümüz Türkçesiyle
1. Diline ders, beline kemer verdi; o güneş ve ay Muhammed ile Ali'dir. Şah Hasan, Hüseyin, Şah İmam Zeynel; Bakır'a kan olan irfan sendedir.
2. Gözünü aç da Musa-i Kâzım'a bak; özünü İmam Rıza'dan döndürme. Mürşidin eşiğine yüzünü sür de gel; Taki, Naki ve Askerî de sendedir.
3. Muhipleri Mehdi'den haber aldı; batıl ilmine hükmeden İblis'tir. Şam-ı şerifte, Mekke'de ne gezersin; sen Kâbe ararsın, Kâbe sendedir.
4. Kul Hüseyin artık uzaklara gezmez oldu; bizim yolumuz Şeyh Safi'nin yoludur. İlmin direği Muhammed ile Ali'dir; vücuduna iyi bak, misafir sendedir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu dört dörtlük, 60. deyişin ("Sana derim sana divane âşık") son dört dörtlüğüyle neredeyse aynıdır; Işık iki metni farklı kaynak kişilerden derleyip ayrı deyişler olarak yayımlar. Bu metni Âşık Cafer Aydoğdu aktarmıştır. Dörtlüklerin son dizesi "sendedir" redifine varır ("irfan sendedir, Askeri sendedir, Kâbe sendedir, mihman sendedir"); ilk üç dizelerin uyakları "kemer, kamer, Zeynel", "Kazım, özün, yüzün", "Mehdi'den, hükmeden, Mekke'den", "ırağı, süreği, direği" sözleriyle kurulur. Ölçü on birli hecedir ve Işık metni düvaz-ı imam olarak sınıflar. Mahlas son dörtlükte "Kul Hüseyn'im" biçimindedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, düvaz-ı imam türünün On İki İmam'ı sayma düzenini, onların sırrının insanın kendisinde olduğu düşüncesiyle birleştirir. İmamlar sırayla anılır, ama her dörtlük "sendedir" sözüyle insana döner: Bakır'ın irfanı, Taki, Naki ve Askerî, Kâbe ve sonunda Hakk'ın kendisi, yani "mihman" insandadır. Üçüncü dörtlükteki "Sen Kâbe ararsın Kâbe sendedir" dizesi, Işık'ın Kul Hüseyin'in düşünce dünyasını anlatırken öne çıkardığı anlayışın özüdür: kıble ve Kâbe insanın gönlündedir, din iman aranıyorsa insanın kendisindedir.
Son dörtlükte şair artık uzaklara gezmediğini söyler; aradığını kendinde bulmuştur. "Süreğimiz Şeyh Safi'nin süreği" dizesi, Alevî ocaklarının bir bölümünün yolunu Erdebil tekkesinin kurucusu Şeyh Safiyyüddin'e bağlayan geleneği hatırlatır; kaynak bu dizeyi açıklamaz. Işık, Kul Hüseyin'in bir "gerçek" olarak gerçeği kendi varlığında bulan, bulduğunu temizleyip Hakk'ın misafir olması için hazırlayan bir anlayışı benimsediğini yazar; deyişin son dizesi bu anlayışı tek cümlede söyler.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 50, s. 104; yorum s. 74-75). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






