Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Veliler mihnete sabur kıldılar
Ol sebepten ulu makam buldular
İbrahim Halil’i nara saldılar
Ana gülşen oldu ateş cilvesi
Gör ki Yusuf neden düştü zindana
Cennet haram oldu Sadü Handana
Mülcem hançer soktu Şah-ı Merdana
Gör ki ne lezizdir minnet helvası
Hakikatin muhabbeti bir muhit
Velilerden halas olmadı vahit
Hüseyn’i Kerbela’da ettiler şehit
Ona öyle takdir etmiş Hüdası.

Günümüz Türkçesiyle

1. Veliler mihnete sabrettiler; bu sebeple ulu makam buldular. Halil İbrahim'i ateşe attılar; ateşin cilvesi ona gül bahçesi oldu.

2. Gör ki Yusuf neden zindana düştü; Sadü Handan'a cennet haram oldu. İbn-i Mülcem Şah-ı Merdan'a hançer soktu; gör ki minnet helvası ne kadar lezzetlidir.

3. Hakikatin muhabbeti bir denizdir; velilerden tek biri bile bu sınavdan kurtulmadı. Hüseyin'i Kerbela'da şehit ettiler; onun Hüdası ona böyle takdir etmiş.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu nefesin baştan ve sondan birer dörtlüğü eksiktir. Işık'ın notuna göre alanda bunları bilen birine rastlanmamış, ama kalan üç kıta Kul Hüseyin'e ait olarak aktarılmıştır; deyişte bu yüzden mahlas dörtlüğü yoktur. Kalan dörtlüklerin son dizeleri "-sı, -si" ile biten sözlerde birleşir ("cilvesi, helvası, Hüdası"), ilk üç dizeler ise "kıldılar, buldular, saldılar", "zindana, Handana, Merdana", "muhit, vahit, şehit" diye uyaklanır. Ölçü on birli hecedir; Işık metni nefes olarak sınıflar. Makale "halas" sözünü halis, has anlamında açıklar. Kaynak kişi Halil Sezgin'dir.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, Hak yolunda çekilen acının ve sabrın yücelttiği büyükleri sıralar. Velilerin ulu makam bulması mihnete, yani sıkıntı ve sınava sabretmelerine bağlanır. Örnekler peygamberlerden ve Ehl-i Beyt'ten seçilir: ateşe atılan, ama ateşi gül bahçesine dönen Halil İbrahim; zindana düşen Yusuf; İbn-i Mülcem'in hançeriyle şehit edilen Hz. Ali, yani Şah-ı Merdan; Kerbela'da şehit edilen Hüseyin.

İkinci dörtlükteki "Sadü Handan" adının kimi gösterdiği kaynakta açıklanmaz; cennetin haram olduğu bir kişi olarak, kötü örnekler arasında anıldığı anlaşılıyor. "Minnet helvası" sözü, sıkıntının bile Hak'tan geldiği için tatlı bir lokma gibi kabul edilmesini anlatıyor olabilir; bu okuma bizimdir. Son dörtlükte hakikat muhabbeti bir denize benzetilir ve velilerden hiçbirinin bu sınavdan kurtulmadığı söylenir; Hüseyin'in şehadeti ise Hakk'ın takdiri olarak kabullenilir. Eksik ilk ve son dörtlükler, deyişin sözlü gelenekte nasıl parça parça yaşadığını gösterir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar