Özgün Metin

Ölçü: 8'li hece ölçüsü

Eğildim bir dolu içtim
Pirin elinden elinden
Yandı ciğer kebap oldu
Narın elinden elinden
Yârin bahçasında güller
Şah deyi öter bülbüller
Ne bilsin halimden eller
Elin elinden elinden
Dostun bahçasına girdim
Hem okudum hemi yazdım
Ben yârimden ayrı gezdim
Düşman elinden elinden
İşte geldi bahar yazlar
Ötüyor turnalar kazlar
Süzülüyor ala gözler
Ölüm elinden elinden
Çayır çimen don bürüdü
Lale sümbüller yürüdü
Dağların karı eridi
Yelin elinden elinden
Duttum pirimin elinden
Korkmam sıratın yolundan
Kul Hüseyin’im korkaman
Adü dilinden dilinden

Günümüz Türkçesiyle

1. Eğildim, pirin elinden bir dolu içtim; ateşin elinden ciğerim yanıp kebap oldu.

2. Yârin bahçesinde güller açar, bülbüller "Şah" diye öter; eller benim hâlimden ne bilsin, ellerin elinden.

3. Dostun bahçesine girdim, hem okudum hem yazdım; düşmanın elinden yârimden ayrı gezdim.

4. İşte bahar, yaz geldi; turnalar, kazlar ötüyor; ala gözler süzülüyor, ölümün elinden.

5. Çayır çimen yeşile büründü, laleler, sümbüller yürüdü; yelin elinden dağların karı eridi.

6. Pirimin elinden tuttum, Sırat'ın yolundan korkmam; ben Kul Hüseyin ancak düşmanın dilinden korkarım.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

İkileme bu güzellemenin imzasıdır: her dörtlüğün ikinci ve dördüncü dizesi "elinden elinden" diye biter, son dörtlükte ikileme "dilinden dilinden" olur. Birinci ve üçüncü dizelerin uyakları "içtim, oldu", "güller, bülbüller, eller", "girdim, yazdım, gezdim", "yazlar, kazlar, gözler", "bürüdü, yürüdü, eridi", "elinden, yolundan, korkaman" diye sıralanır. Altı dörtlük sekiz heceli dizelerle söylenmiştir; Işık metni güzelleme olarak sınıflar. Son dörtlükte mahlas "Kul Hüseyin'im" biçimindedir. Metin Işık'ın kaynak kişilerinden birinden derlenmiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, pirin elinden içilen doluyla açılır; cemde mürşidin elinden sunulan dolu, âşığın ciğerini ateşe düşürür. Sonraki dörtlükler baharın ve aşkın imgelerini yan yana dizer: yârin bahçesinde "Şah" diye öten bülbüller, ötüşen turnalar ve kazlar, yeşile bürünen çayırlar, eriyen dağ karları. Ama bu canlılığın içinde ayrılık ve ölüm de vardır: âşık düşmanın elinden yârinden ayrı gezer, ala gözler ölümün elinden süzülür.

"Elinden elinden" ikilemesi şiir boyunca farklı anlamlar kazanır: pirin elinden gelen nimet, ateşin elinden gelen acı, ellerin anlayışsızlığı, düşmanın ayırıcılığı, ölümün kaçınılmazlığı, yelin karları eriten gücü. Son dörtlük deyişin sonucunu verir: pirinin elinden tutan âşık Sırat köprüsünden bile korkmaz; onun tek korkusu düşmanın dilidir. Bu dize, Kul Hüseyin'in başka deyişlerinde de görülen dedikodu ve iftiraya karşı uyarıyla birleşir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar