Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Sana derim sana divane âşık
Sen kıble ararsın kıble sendedir.
Mevla cemalini yaratmış nurdan
Din iman ararsın bil ki sendedir
Hak vücudu dört nesneden halk etti
Ervahından ervahına nur kattı
Melekler Adem’e hem secde etti
Sen secde ararsın mihrap sendedir
Beri gel deyince niçin gelmezsin
Okuduğun ilmin aslın bilmezsin
Muhabbet gömleği bir hoş giymezsin
İmam Cafer ilmi erkân sendedir
Diline ders verdi beline kemer
Muhammed Ali’dir ol şemsi kamer
Şah Hasan Hüseyin Şah İmam Zeynel
Bakır’a kan olan irfan sendedir.
Aç gözünü de bak Musa’yı Kazım
İmam İrıza’dan döndürme özün
Mürşit eşiğine sür de gel yüzün
Taki Naki hem Askeri sendedir
Muhipleri haber aldı Mehdi’den
İblistir batıl ilmine hükmeden
Ne gezerim Şam’ı Şerif Mekke’den
Sen Kâbe ararsın Kâbe sendedir
Kul Hüseyin gezmez oldu ırağı
Süreğimiz Şeyh Safi’nin süreği
Muhammed Ali’dir ilmin direği
Vücuduna hoş bak mihman sendedir
Günümüz Türkçesiyle
1. Sana derim, sana, divane âşık: sen kıble ararsın, kıble sendedir. Mevla senin cemalini nurdan yaratmış; din iman ararsın, bil ki sendedir.
2. Hak vücudu dört unsurdan yarattı; ruhundan ruhuna nur kattı. Melekler de Âdem'e secde etti; sen secde ararsın, mihrap sendedir.
3. "Beri gel" deyince niçin gelmezsin; okuduğun ilmin aslını bilmezsin. Muhabbet gömleğini güzelce giymezsin; İmam Cafer'in ilmi, erkân sendedir.
4. Diline ders, beline kemer verdi; o güneş ve ay Muhammed ile Ali'dir. Şah Hasan, Hüseyin, Şah İmam Zeynel; Bakır'a kan olan irfan sendedir.
5. Gözünü aç da Musa-i Kâzım'a bak; özünü İmam Rıza'dan döndürme. Mürşidin eşiğine yüzünü sür de gel; Taki, Naki ve Askerî de sendedir.
6. Muhipleri Mehdi'den haber aldı; batıl ilmine hükmeden İblis'tir. Şam-ı şerifte, Mekke'de ne gezerim; sen Kâbe ararsın, Kâbe sendedir.
7. Kul Hüseyin artık uzaklara gezmez oldu; bizim yolumuz Şeyh Safi'nin yoludur. İlmin direği Muhammed ile Ali'dir; vücuduna iyi bak, misafir sendedir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu deyişin son dört dörtlüğü, 50. deyiş olarak ayrıca yayımlanan metinle neredeyse aynıdır. Yedi dörtlüğün tamamı "sendedir" redifine dayanır: ilk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizeler "kıble sendedir, bil ki sendedir" diye biter, sonraki dörtlüklerin son dizeleri de "mihrap sendedir, erkân sendedir, irfan sendedir, Askeri sendedir, Kâbe sendedir, mihman sendedir" diye kapanır. İlk üç dizeler "etti, kattı, etti", "gelmezsin, bilmezsin, giymezsin", "kemer, kamer, Zeynel" gibi uyaklar kurar. Ölçü on birli hecedir; Işık metni düvaz-ı imam olarak sınıflar. "Kul Hüseyin" mahlası son dörtlükte yer alır. Derlemeye üç kaynak kişi katkıda bulunmuştur; Ali İhsan Aktaş ile Halil Sezgin bunlardandır.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyişin ilk dörtlüğü, Işık'ın Kul Hüseyin'in insana kendini anlamaya yönelik öğütlerine örnek olarak alıntıladığı dörtlüktür. Işık'a göre bu dizelerle şair günümüz gerçekliğinin çok önemli noktalarını belirtir: Kul Hüseyin, bir "gerçek" olarak gerçeği kendi varlığında bulan, bulduğunu temizleyip Hakk'ın misafir olması için hazır hâle getiren ve hazır hâle gelen gönüle Hakk'ın yerleşmesiyle kendini kendinde seyreden bir varlık olma anlayışını benimser. Kıble, mihrap, din ve iman insanın dışında değil, içindedir.
İkinci dörtlükte bu düşünce yaratılış anlatısına bağlanır: Hak insanı dört unsurdan yaratmış, ona kendi nurundan katmış, melekler de Âdem'e secde etmiştir; secde aranıyorsa mihrap insanın kendisidir. Üçüncü dörtlükte şair, okuduğu ilmin aslını bilmeyen ve muhabbet gömleğini giymeyen kişiye sitem eder; İmam Cafer'in ilmi ve erkân da insanın kendisindedir. Sonraki dörtlükler On İki İmam'ı sayarak her birinin sırrını insana bağlar ve deyiş "vücuduna hoş bak, mihman sendedir" sözüyle, Hakk'ın insanda misafir olduğu düşüncesiyle kapanır.
Kaynakça
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (deyiş no. 60, s. 110-111; alıntı ve yorum s. 74-75). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






