Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Eğer nurlu yüze bakayım dersen
Şaha arzu halin bildiren gelsin
Muhabbet meyine sakiyim dersen
Cemde cana şarap dolduran gelsin
Bir üstattan içtim canı şarabı
Gökten yağar mevtçe gelir türabı
Hup bilindi bülbül ile türabı
Şol ahde peymanı güldüren gelsin
Ahdi peymanı sırrın kudretinden
Bir haber işittim babı batından
Şeriati ile tarikatından
Nefsinde şeytanı öldüren gelsin
Nefsini öldüren yüzü saf olur
Arifler kırk katta sözü saf olur
Ümmeti ola gör şah cihan olur
Masivay kalbinden kaldıran gelsin
Kul Hüseyin eydür olmaz bahane
Veliler didarı görene söyle
Allah kapısında durana söyle
Vücudu nur ile dolduran gelsin

Günümüz Türkçesiyle

1. Eğer nurlu yüze bakayım dersen, hâlini Şah'a bildiren gelsin. Muhabbet şarabına saki olayım dersen, cemde canlara şarap dolduran gelsin.

2. Bir ustadan canın şarabını içtim; gökten yağar, toprağı ölüm gibi gelir (dörtlüğün ikinci ve üçüncü dizeleri kaynakta kapalıdır). O ahdi, o peymanı güldüren gelsin.

3. Ahit ile peyman, sırrın kudretindendir; batın kapısından bir haber işittim. Şeriatıyla ve tarikatıyla nefsindeki şeytanı öldüren gelsin.

4. Nefsini öldürenin yüzü saf olur; ariflerin sözü kırk katta saf olur. Onun ümmeti olmaya bak, dünyanın şahı olursun; masivayı kalbinden kaldıran gelsin.

5. Kul Hüseyin der ki bahane olmaz; velilerin didarını görene söyle, Allah'ın kapısında durana söyle; vücudunu nurla dolduran gelsin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Makale bu deyişin bir dizesini açıklar: "masivayı kalbinden kaldıran gelsin", "Tanrı'dan başka her şeyden uzaklaşan gelsin" demektir. Aynı "gelsin" redifi bütün dörtlüklerin ikinci ve dördüncü dizelerini bağlar ve önüne "bildiren, dolduran, güldüren, öldüren, kaldıran, dolduran" sözleri gelir. Birinci ve üçüncü dizeler "dersen, dersen", "şarabı, türabı", "kudretinden, batından, tarikatından", "saf olur, saf olur, cihan olur", "bahane, söyle, söyle" diye uyaklanır. Metin beş dörtlük tutar ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir; Işık metni nefes olarak sınıflar. Son dörtlükte "Kul Hüseyin" mahlası vardır. Kaynak kişi Halil Sezgin'dir.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, cem meclisine bir davet gibi kurulmuştur: nurlu yüze, yani pirin ya da Hakk'ın cemaline bakmak isteyen, cemde saki olup şarap dolduran, nefsindeki şeytanı öldüren ve gönlünden masivayı kaldıran gelsin. Her dörtlük meclise katılmanın şartlarından birini söyler. Cemde dolu sunan saki, on iki hizmetten biridir; şair muhabbet şarabının saki olmak isteyenden bu hizmeti hakkıyla yerine getirmesini bekler.

Üçüncü ve dördüncü dörtlüklerde asıl şart ortaya konur: nefsi öldürmek. Şeriat ve tarikat kapılarından geçerek nefsindeki şeytanı öldürenin yüzü saflaşır; ariflerin sözü de kırk katta arınmıştır. Masiva, Tanrı'dan başka her şeydir; Işık'ın açıkladığı gibi onu kalpten kaldırmak, Tanrı'dan başka her şeyden uzaklaşmak demektir. Son dörtlükte şair bahaneye yer olmadığını söyler ve çağrısını velilerin didarını görmüş, Allah'ın kapısında duran ve vücudunu nurla dolduran kişilere yöneltir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar