Özgün Metin
Ölçü: hece ölçüsü (dizelerin hece sayısı 8 ile 13 arasında değişir; sayım bizimdir)
İçmiş isen aşk meyinden
Derya da bir, deniz de bir, göl de bir
Okuduysan haktan gelen kelamı
Yazan da bir, kalem de bir, el de bir
Kendini fark etmeyen irfan sayılmaz
Pişmeyince çiğ süte maya atılmaz
Bir pir sevmişem sevdasına doyulmaz
Sevda da bir, sevgi de bir, aşk da bir
Her işlerin sır olup nur olduysa
Aşkın şarabını nuş edip doldunsa
Hakikatten Hakk’a aşık oldunsa
Ali de bir, Veli de bir, Pir de bir
KUL HÜSEYN’İM güzel pire ben de oldum
Aşık olduğumdan sararıp soldum
Bu fena mülküne geldim kazanç buldum
Kazanç da bir, emek de bir, kâr da bir
Günümüz Türkçesiyle
1. Aşkın şarabından içmişsen, derya da bir, deniz de bir, göl de birdir. Hak'tan gelen kelamı okuduysan, yazan da bir, kalem de bir, el de birdir.
2. Kendini fark etmeyen irfan sahibi sayılmaz; pişmeyince çiğ süte maya çalınmaz. Bir pir sevmişim, sevdasına doyulmaz; sevda da bir, sevgi de bir, aşk da birdir.
3. Bütün işlerin sır olup nur olduysa, aşkın şarabını içip dolduysan, hakikatten Hakk'a âşık olduysan, Ali de bir, Veli de bir, Pir de birdir.
4. Ben Kul Hüseyin de güzel bir pire bağlandım; âşık olduğumdan sararıp soldum. Bu fani mülke geldim, kazanç buldum; kazanç da bir, emek de bir, kâr da birdir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu deyiş Caner Işık'ın Kul Hüseyin derlemesinde yer almaz ve aidiyeti dikkat ister. Bir deyiş derleme sitesi onu Gaziler Ovacığı'nın Kul Hüseyin'ine ayırdığı sayfada, Hüseyin ve Ali Rıza Albayrak'ın 2013 tarihli "Böyle Buyurdu Âşık" albümünden alarak yayımlar. Metnin Keçiköylü Kul Hüseyin'e ait olduğunu doğrulayan başka bir kaynağa ulaşamadık; Anadolu'da aynı mahlası kullanan birden çok şair olduğu da unutulmamalıdır. Dört dörtlüğün dizeleri sekiz ile on üç hece arasında değişir, ölçü düzenli değildir. İkinci ve dördüncü dizeler "-da bir, -de bir" kalıbıyla üç kavramı art arda sayar ("Derya da bir, deniz de bir, göl de bir", "Yazan da bir, kalem de bir, el de bir"); ilk üç dize ise "sayılmaz, atılmaz, doyulmaz", "olduysa, doldunsa, oldunsa", "oldum, soldum, buldum" diye uyaklanır. Mahlas son dörtlükte "KUL HÜSEYN'İM" diye geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş baştan sona birlik düşüncesi üzerine kuruludur. Aşkın şarabından içmiş olan için derya, deniz ve göl birdir; Hak'tan gelen kelamı okuyan için yazan, kalem ve el birdir. Bu sayışlar, görünüşte ayrı olan şeylerin özde tek bir varlığın görünümleri olduğu tasavvufi düşüncesini halkın anlayacağı somut eşyalarla anlatır. İkinci dörtlükteki "pişmeyince çiğ süte maya atılmaz" dizesi, yoğurt yapımından alınmış bir benzetmedir: olgunlaşmamış insana yolun mayası çalınmaz.
Üçüncü dörtlük birliği yolun büyüklerine taşır: hakikatten Hakk'a âşık olan için Ali, Veli ve Pir birdir. Son dörtlükte şair güzel bir pire bağlandığını, âşıklıktan sararıp solduğunu, bu dünyaya gelip kazanç bulduğunu söyler; ama kazanç, emek ve kâr da birdir. Aidiyeti kesinleşmemiş olsa da deyiş, Kul Hüseyin'in derlenmiş deyişlerindeki birlik düşüncesiyle aynı çizgidedir.
Kaynakça
- "Kul Hüseyin", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, şiir no. 3 (Hüseyin ve Ali Rıza Albayrak, Böyle Buyurdu Âşık, albüm, 2013'ten). https://www.deyisler-nefesler.com/kul-huseyin/
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (karşılaştırma için). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar





