Özgün Metin
Ölçü: hece ölçüsü (dizelerin hece sayısı 10 ile 13 arasında değişir; sayım bizimdir)
Gönül niçin beni zari zar ağlatırsın
Verdiğim ikrardan dönen değilim
Senden başkasına vermem gönlümü
Uçup daldan dala konan değilim
Kimseler çıkmasın senin köşküne
Elif ile Mim yazarım meşkine
Yandım da kül oldum senin aşkına
Şair ateşlere yanan değilim
Her daim efendim yanımda olsan
Hicran sinem kırkpare bölünse
İstemem şu âlem hep güzel olsa
Senden başkasını seven değilim
İkman göllere de ördek az gelir
Güzelden güzele cilve naz gelir
Yüzyıl cemaline baksam yine az gelir
Bin yıl dahi baksam kanan değilim
KUL HÜSEYİN’ im der bilirsin halimi
Efendimsin cüda etme kulunu
Senden başkasına vermem elimi
Vallahi billahi yalan değilim
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül, beni niçin acı acı ağlatırsın; ben verdiğim ikrardan dönen biri değilim. Gönlümü senden başkasına vermem; daldan dala uçup konan biri değilim.
2. Kimse senin köşküne çıkmasın; senin meşkine elif ile mim yazarım. Senin aşkına yandım, kül oldum; başka ateşlerde yanan biri değilim.
3. Efendim her an yanımda olsan, ayrılıktan göğsüm kırk parçaya bölünse de, bütün âlem güzel olsa da istemem; senden başkasını seven biri değilim.
4. Engin göllere ördek az gelir; güzelden güzele cilve, naz gelir. Cemaline yüz yıl baksam yine azdır; bin yıl da baksam doyacak biri değilim.
5. Ben Kul Hüseyin derim ki hâlimi bilirsin; efendimsin, kulunu kendinden ayırma. Senden başkasına elimi vermem; vallahi, billahi, yalan söyleyen biri değilim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Işık'ın derlemesinde bulunmayan bu deyişi bir deyiş derleme sitesi, Gaziler Ovacığı'nın Kul Hüseyin'ine ayırdığı sayfada kaynak göstermeden yayımlar. Metnin Keçiköylü Kul Hüseyin'e ait olduğunu doğrulayan başka bir kaynağa ulaşamadık; Anadolu'da aynı mahlası kullanan birden çok şair bulunduğundan aidiyet açık kalmaktadır. Beş dörtlüğün dizeleri on ile on üç hece arasında değişir. İkinci ve dördüncü dizeler "değilim" redifiyle biter ve önüne "dönen, konan, yanan, seven, kanan, yalan" sözleri gelir; birinci ve üçüncü dizelerin uyakları "ağlatırsın, gönlümü", "köşküne, meşkine, aşkına", "olsan, bölünse, olsa", "gelir, gelir, gelir", "halimi, kulunu, elimi" diye kurulur. Mahlas son dörtlükte "KUL HÜSEYİN'im" diye geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, bir bağlılık yeminidir. Âşık gönlüne seslenir ve onu neden ağlattığını sorar; ama hemen ardından ikrarından dönmediğini, daldan dala konmadığını, başka ateşlerde yanmadığını, sevdiğinden başkasını sevmediğini art arda söyler. Her dörtlüğü kapatan "değilim" sözü, bu yemini bir dizi olumsuzlamayla pekiştirir.
İkinci dörtlükte elif ile mim harflerinin sevilenin meşkine yazılması, Alevî-Bektaşî şiirinde bu harflerin Allah ve Muhammed'i çağrıştıran simgeciliğine bağlanır. Üçüncü dörtlükte bütün âlemin güzelliği bile sevilenin yerine konmaz; dördüncü dörtlükte ise sevilenin cemaline yüz yıl, hatta bin yıl bakmanın yetmeyeceği söylenir. Son dörtlükte sevilen "efendim" diye anılır ve kulunu kendinden ayırmaması istenir; bu seslenme, sevilenin bir mürşit ya da Hak olarak da okunabileceğini gösterir. Aidiyeti kesinleşmemiş olsa da deyiş, ikrara bağlılık temasıyla Kul Hüseyin'in derlenmiş deyişleriyle aynı dünyaya aittir.
Kaynakça
- "Kul Hüseyin", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, şiir no. 6 (kaynak belirtilmemiş). https://www.deyisler-nefesler.com/kul-huseyin/
- Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren; Kul Hüseyin'in Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 6, 2013, s. 67-124 (karşılaştırma için). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2013_6/2013_6_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar





