Özgün Metin
Micmer görüben sûzumı içi oda yandı
Şemʿ aġladuġum gördi yaşı ḳana boyandı
Öpüp lebüñi zülfüñe el urup uzandı
Gûyâ ki ḥayât âbın içüp ʿömrüm uzandı
Günümüz Türkçesiyle
1. Buhurdan benim yanışımı görünce içi ateşle yandı; mum ağladığımı gördü, onun da gözyaşı kana boyandı.
2. Dudağını öpüp zülfüne el uzatınca sanki âb-ı hayatı içmişim gibi ömrüm uzadı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu iki beyit Sehî Bey'in Heşt Bihişt'inde, Melîhî'nin maddesinde "şiʿr" başlığıyla yer alır. İlk beyit bir gazelin matlaıdır; kafiye "yandı" ile "boyandı" kelimelerindeki "-andı" sesidir. İkinci beytin iki mısraı da "uzandı" kelimesiyle biter. Böylece bu beyit de matla gibi kafiyelidir; gazellerde matladan sonra gelen böyle ikinci bir kafiyeli beyte hüsn-i matla denir. Gazelin geri kalanı bilinmiyor. Tezkire neşri vezni göstermez.
Matla öteki tezkirelerde de vardır ve metni her birinde biraz farklıdır. Latîfî onu "Maṭlaʿ" başlığıyla "Micmer görüben sûz-ı derûnum oda yandı / Şemʿ aġladuġum gördi vü ḳanlara boyandı" biçiminde verir. Kınalızâde'de ikinci mısra "Şem' agladugum gördi yaşum kana boyandı", Gelibolulu Âlî'de ise "Şemʿ aġladuġum gördi yaşı ḳana boyandı" şeklindedir; ikisi de ilk mısrada Latîfî gibi "sûz-ı derûnum" (içimin yanışı) okur. İkinci beyti yalnız Sehî aktarır. Burada metin, iki beyti birlikte veren Sehî'ye göre verilmiştir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlada âşığın acısı, meclisin iki eşyasına geçer. Buhurdan (micmer), içinde kor taşıyan bir kaptır; şair onun yanmasını, kendi iç yangınını görüp ona acımasına bağlar. Mumun eriyen damlaları da gözyaşına benzetilir ve âşığın ağladığını gören mumun yaşları kana boyanır. Gerçek sebebi bir yana bırakıp olaya şiirsel bir sebep bulan bu söyleyiş hüsn-i talil sanatıdır. Buhurdan, ateş, mum ve gözyaşı birbirini çağıran kelimelerle bir tenasüp kurar.
İkinci beyitte hava değişir ve vuslat anlatılır. Sevgilinin dudağı, divan şiirinde ölümsüzlük veren âb-ı hayata benzetilir; dudağı öpen âşık da bu suyu içmiş gibi ömrünün uzadığını söyler. Beytin hüneri "uzandı" kelimesinin iki mısrada iki ayrı anlamla kullanılmasındadır: ilkinde el zülfe "uzanır", ikincisinde ömür "uzar". Aynı yazılışlı kelimenin farklı anlamlarla tekrarı cinas-ı tâm sanatıdır. Zülfün uzunluğu ile ömrün uzunluğu arasındaki bilinen bağ da beytin arka planında durur.
Tarihî Bağlam
Sehî bu beyitleri Melîhî'yi "Ahmed Paşa'nın şiirde üstadı" diye övdüğü cümlenin ardından verir; Latîfî ise matlaı maddesinin son şiiri olarak aktarır. Dört tezkirecinin de bu matlaı seçmesi, onun XVI. yüzyılda Melîhî'nin en tanınmış söyleyişlerinden biri olduğunu gösterir. Şairin hayatı için Melîhî (Tokatlı) yazısına bakılabilir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Latîfî, Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ, haz. Rıdvan Canım, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2018 (e-kitap), s. 495. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/60327,latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzamapdf.pdf
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 800. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
- Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü'l-Ahbâr'ın Tezkire Kısmı, haz. Mustafa İsen, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), e-kitap s. 65. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55739,kunhul-ahbarin-tezkire-kismpdf.pdf
Resmî kaynaklar
- Sehî Beg, Heşt-Bihişt, hzl. Halûk İpekten, Günay Kut, Mustafa İsen vd., Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 80. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56165,hest-bihistpdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






