Özgün Metin

Mâh-rûlar leblerine diş bilerdüm dem-be-dem
Ol ḳadar ṭaş urdılar aġzumda dendân ḳalmadı

Günümüz Türkçesiyle

1. Ay yüzlülerin dudaklarına her an diş bilerdim; bana o kadar taş attılar ki ağzımda diş kalmadı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Latîfî'nin tezkiresinde "Beyt" başlığıyla verilen bu tek beytin iki mısraı kafiyeli değildir; bir gazelin iç beyti ya da tek başına söylenmiş bir müfret olabilir. Redif niteliğinde bir tekrar da yoktur. Tezkire neşri vezni göstermez. Öteki tezkireciler bu beyti aktarmaz.

Anlam ve Söz Sanatları

Beytin nüktesi, "diş bilemek" deyiminin hem mecaz hem gerçek anlamıyla kullanılmasına dayanır. Deyim, bir şeyi ele geçirmek için hırslanmayı, ona göz dikmeyi anlatır. Şair ay yüzlü güzellerin dudaklarına "diş bilediğini", yani o dudakları öpmeye can attığını söyler. İkinci mısra deyimi gerçek anlamına çevirir: bilenen dişler, güzellerin attığı taşlarla dökülüp gitmiştir. Divan şiirinde aşk yüzünden aklını yitiren âşığa, Mecnun'a olduğu gibi, taş atılması bilinen bir mazmundur. Melîhî bu mazmunu kendi ağzındaki gerçek bir eksikliğin, dişsizliğin açıklamasına dönüştürür. Gerçek sebebi bir yana bırakıp hoş bir sebep uydurmak hüsn-i talil sanatıdır. İkinci mısradaki "dendân" (diş) ile birinci mısradaki "diş" aynı kavramı iki dilde tekrarlar; "leb", "diş" ve "aġız" kelimeleri arasında da bir tenasüp vardır.

Tarihî Bağlam

Latîfî beytin söyleniş sebebini anlatır. Melîhî'nin ağzında hiç dişi kalmamıştı. Fatih Sultan Mehmed bir gün ona, pek yaşlı olmadığı hâlde dişlerine ne olduğunu, neden döküldüğünü sormuş, şair de bu beyitle cevap vermiştir. Bu anlatıya göre beyit, padişahın sorusuna cevap olarak okunmuş bir nüktedir ve Melîhî'nin Fatih'in meclisindeki hazırcevap musahip kimliğini gösterir. Şairin hayatı için Melîhî (Tokatlı) yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar