Özgün Metin

Vezin: Feʿilātün feʿilātün feʿilātün feʿilün

Medeniyyet dimek ʿavratlara yüz virmekdir
Yalıñız olsa da zen nezdine er girmekdir
Zen ü zen-pāreyi serbest bırakmak yaʿnī
Merd ü zen birbirine şöyle ḳolay irmekdir
Medeniyyetde ḥarem, maḥrem ü nā-maḥrem yoḳ
Ḳadını ʿarż idüp enẓāra begendirmekdir
Ḳadına ḥürmet imiş böyle mümāşāt-ı ḥarām
Bir çiçekmiş ki anıñ leẕẕeti düşirmekdir

Günümüz Türkçesiyle

1. Medeniyet demek kadınlara yüz vermektir; kadın yalnız olsa da yanına erkeğin girmesidir.

2. Kadını ve kadına düşkün olanı serbest bırakmak, yani erkekle kadının birbirine şöyle kolayca ulaşmasıdır.

3. Medeniyette harem yok, mahrem ve namahrem yok; (medeniyet) kadını sergileyip bakışlara beğendirmektir.

4. Kadına hürmet, böyle haram bir hoşgörü imiş; (kadın) bir çiçekmiş, lezzeti de onu koparmaktır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Başlığı "Latîfe", yani şaka olan bu dört beyit, Zeynep Adıyahşi'nin tezinde Cûdî divanındaki nâ-tamâm gazellere, beşten az beyitli ve mahlassız gazellere örnek olarak aktarılır. Konusu ise on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı basınının en çok tartışılan meselelerinden biridir: "medeniyet" kelimesinin kadınların toplumsal hayattaki yeriyle ilişkisi. Redif "-mekdir", tanım cümlesi kurar ve her beyit "medeniyet demek şudur" diye bir tarif verir.

Şiirin tanımları alaycıdır ve muhafazakâr bir bakıştan yazılmıştır. Medeniyet kadınlara yüz vermek, kadın ile erkeği birbirine kolayca ulaştırmak, harem ile mahrem ve namahrem ayrımını kaldırmak, kadını bakışlara sergilemek olarak tarif edilir. Son beyit "kadına hürmet" sözünü ters çevirir: bu hürmet aslında haram bir hoşgörüdür ve kadın, lezzeti koparılmasında olan bir çiçek gibi görülmektedir. Bu son benzetme, eleştirinin hedefini kadınların kendisinden çok onları bir süs gibi görenlere yöneltir gibidir; metin bu iki okumayı açık bırakır.

Başlıktaki "latîfe" kelimesi şiirin tonunu belirler ve onu bir nükte olarak okumayı ister. Cûdî'nin divanında Batılılaşmaya karşı benzer alaycı şiirler başka yerlerde de görülür; Hugo ve Shakespeare'i bilip Gazzâlî'yi tanımayanları eleştiren gazel bunlardan biridir. Bu dört beyit, Tanzimat ve Meşrutiyet dönemindeki kadın tartışmalarında geleneğin tarafından söylenmiş bir sesi bugüne taşır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 90 (şiir no. 65; yazma vr. 31a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
  • Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 7. http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf

Çevrimiçi kaynaklar