Özgün Metin

حمداً لک یا من هو نعم المولی
فی قبضتک الکلُّ و انت الاعلی
ربیّ حمدی، انت ولیّی، حسبی
امری لک فی الاخرة والاولی

Latin harfleriyle okunuşu (okuma bizimdir):

Ḥamden leke yâ men hüve niʿme'l-mevlâ
Fî ḳabḍatike'l-küllü ve ente'l-aʿlâ
Rabbî ḥamdî ente veliyyî ḥasbî
Emrî leke fi'l-âḫirati ve'l-ûlâ

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey ne güzel bir Mevlâ olan (Allah), hamd sana; her şey senin avucundadır ve en yüce sensin.

2. Rabbim, hamdim sanadır; sen benim velimsin, bana sen yetersin; ahirette de dünyada da işim sana kalmıştır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Divanın "Rubâ'iyyât" başlıklı uzun bölümü, divanın başında olduğu gibi Allah'a hamdle açılır; ama bu kez dil Arapçadır. Tez Arapça rubaileri çeviriyazıya aktarmamış, Arap harfleriyle vermiştir; Latin harfli okumayı ve çeviriyi bu sayfa için biz hazırladık. Rubai, dört mısrada tamamlanan ve birinci, ikinci ve dördüncü mısraları kafiyeli olan kısa bir nazım şeklidir; burada da "mevlâ", "a'lâ" ve "ûlâ" kelimeleri kafiyeyi kurar.

Rubainin sözleri Kur'an'ın diline yakındır. "Ni'me'l-mevlâ", ne güzel mevlâ, Kur'an'da Allah için kullanılan bir övgüdür; "ḥasbî", bana yeter, Müslümanların dualarında sık geçen "Hasbünallah" sözünü hatırlatır. Son mısraın "âhiret ve ûlâ" ikilisi de Duhâ suresindeki "Senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır" ayetinde geçen kelimelerdir. Böylece dört mısra, bir dua kitabından alınmış gibi tanıdık ifadelerden kurulmuş bir teslimiyet cümlesine dönüşür.

Cûdî'nin Arapçayı ana dili gibi bildiğini söyleyen İbnülemin Mahmud Kemal'in tanıklığı, divandaki bu tür Arapça şiirlerle doğrulanır. Rubai bölümünün Arapça bir hamdle başlaması, Türkçe divanın başındaki hamd manzumesinin küçük bir yankısı gibidir.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. None (şiir no. 69; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar