Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün fa (fāʿ)
“Pür-şiʿr-ü heves” mest-i meyi ḫülyādır
Maʿnā-yı “leb-ḥārr” ṣıcaḳ ḥelvādır
“Hengām-ı semen-fām”ay aydınlıġıdır
“Penpe emel” evlenmege bir īmādır
“Bir naġme-i şeffāf” ḳızıñ ince sesi
“Billūr gülüş” ḫazz-ı hevā-peymādır
“Leylāḳlar açarken”dimek on dört onbeş
Çaġında olan duḫter-i nev-sevdādır
“Zanbaḳ öpse yigirmiyle otuz beş arası
Mecnūnlara çokça açılan Leylādır
Maʿşūḳa ile çamlarıñ altında ṣafā
ʿÖrf-i dekadānī de “yeşil ruʾya”dır
Günümüz Türkçesiyle
1. "Şiirle ve hevesle dolu", hülya şarabının sarhoşudur; "sıcak dudak"ın anlamı sıcak helvadır.
2. "Yasemin renkli zaman" ay aydınlığıdır; "pembe emel" evlenmeye bir imadır.
3. "Şeffaf bir nağme" kızın ince sesidir; "billur gülüş" havada gezinen bir zevktir.
4. "Leylaklar açarken" demek, on dört on beş yaşında, yeni sevdalanmış bir kız demektir.
5. "Zambak öpse", yirmi ile otuz beş yaş arasında, Mecnunlara çokça açılan bir Leylâ'dır.
6. Sevgiliyle çamların altında safa sürmek, dekadan örfünde "yeşil rüya"dır.
Edebî ve Tarihî Yorum
"Sûret-i Sahîha", doğru biçim ya da düzeltilmiş nüsha demektir ve bir önceki "Latîfe"nin genişletilmiş hâlidir. Şair burada şakasını bir sözlük düzenine sokar: her beyitte tırnak içinde bir "dekadan" ifadesi verir ve onun "gerçek" anlamını açıklar. "Pür-şiir ü heves" hülya şarabının sarhoşu, "leb-i hârr" sıcak helva, "hengâm-ı semen-fâm" ay aydınlığı, "penbe emel" evlenmeye bir imadır. Tırnak işaretlerinin divanda tutarlı biçimde kullanılması, Tok Yıldız'ın da belirttiği gibi Cûdî'nin noktalama işaretlerine gösterdiği özenin bir örneğidir.
Bu şiire eklenen iki yeni madde şakayı daha da sivriltir. "Leylaklar açarken" sözü on dört on beş yaşında yeni sevdalanmış bir kıza, "Zambak öpse" sözü ise yirmi ile otuz beş yaş arasında "Mecnunlara çokça açılan" bir Leylâ'ya yorulur. Çiçek adlarının yaş dönemlerine çevrilmesi, yeni şiirin çiçek ve renk imgeleriyle yüklü dilinin altına sıradan bir gönül eğlencesi yerleştiren alaycı bir okumadır.
İki şiir birlikte, Cûdî'nin kendi döneminin edebî tartışmalarına nasıl baktığını gösteren nadir belgelerdir. Divanın başka yerlerinde şarap şairlerini eleştiren, şiirin tabiatı ve hakikati konu edinmesini isteyen Cûdî, burada da yeni şiirin süslü dilinin ardında bir hakikat yerine bir heves bulunduğunu söyler. Eleştiri ciddi bir makale yerine bir şaka biçimini seçmiş, başlığıyla da bu seçimi açıkça ilan etmiştir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 91 (şiir no. 67; yazma vr. 30b-31a); giriş s. 8-9. http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






