Özgün Metin

Vezin: Mefāʿīlün mefāʿīlün mefāʿīlün mefāʿīlün

Meẓāhirde uluʾl-ebṣāra sırrı eynümā peydā
Degil ʿālemde Rabbü’l-ʿālemīnden māʿadā peydā
Müşāhid-i şāhid ġayb u şuhūduñ cilve-gāhıdır
İder ẓāhirle bāṭın birbirin peydā vü nā-peydā
Şuhūduñ mā-verāsından suʾāl itme taḫayyüldür
Münezzeh rüʿyet ü taḫyīlden bir kibriyā peydā
Şuhūdı setr ile Rabb-i muḫayyilden nişān ṣorma
Olur deşt-i ṭalebde mevc-zār-ı "len terā" peydā
Sen isterseñ de: ẓāhir āfitāb, envārı nā-meşhūd
Ben istersem derim: Envār-ı peydā şems-i nā-peydā
Sen isterseñ de: Rūḥumla ḳıyām itmekdedir cismim
Ben istersem derim: Rūḥumda cisme intimā peydā
Ne neʿamdır ki eyler niʿmetin tervīc-i niʿmetle
Ṭabīʿatda ġazādan evvel eyler iştihā peydā

Günümüz Türkçesiyle

1. Görünüşlerde, basiret sahiplerine "nereye dönerseniz" sırrı açıktır; âlemde Âlemlerin Rabbi'nden başkası görünmez.

2. Seyreden de, şahit de gaybın ve görünenin tecelli yeridir; zâhir ile bâtın birbirini hem gösterir hem gizler.

3. Görünenin ötesini sorma, o hayaldir; görmekten ve hayal etmekten münezzeh bir yücelik görünür.

4. Görüneni örtüp hayal edilen bir Rab'den nişan sorma; arayış çölünde "Beni asla göremezsin" dalgalarıyla dolu bir deniz belirir.

5. İstersen sen de ki: güneş açıktır, ışıkları görünmez; istersem ben derim ki: ışıklar görünür, güneş görünmez.

6. İstersen sen de ki: bedenim ruhumla ayakta duruyor; istersem ben derim ki: ruhumda bedene bir bağlılık görünüyor.

7. Ne (ince) bir nimettir ki nimetini nimetle değerli kılar; tabiatta gıdadan önce iştahı yaratır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Adıyahşi'nin tezindeki bölümün, yani yazmanın ikinci yarısının ilk şiiri olan bu gazel, divanın vahdet-i vücûd düşüncesini yoğun bir dille özetler. Matla beyti Bakara suresindeki "Nereye dönerseniz Allah'ın vechi oradadır" (2/115) ayetine "eynemâ" kelimesiyle gönderme yapar: basiret sahipleri her görünüşte aynı sırrı görür, âlemde Rab'den başka görünen yoktur. "Peydâ" redifi, görünmek ve ortaya çıkmak anlamıyla bütün gazelin konusunu taşır.

Dördüncü beyit Hz. Musa'nın Allah'ı görmek istediği ve "Beni asla göremezsin" cevabını aldığı A'râf suresindeki sahneye (7/143) dayanır; arayış çölünde bu cevap bir dalga denizine dönüşür. Beşinci ve altıncı beyitler, "sen istersen de, ben istersem derim" kalıbıyla iki bakışı yan yana koyar: güneşle ışık, ruhla beden arasındaki ilişki hangi yönden bakıldığına göre değişir. Son beyit, divanın ilk yarısındaki bir kıt'adan alınmıştır; müstensih, beytin "yukarıda bir kıt'aya ikinci beyit yapıldığını" kenara yazmıştır. Gazele tabiatın düzeninden alınmış somut bir örnekle son verir.

Kaynakça

  • Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 24 (şiir no. 183; yazma vr. 43b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf

Çevrimiçi kaynaklar