Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ)
Deryā didigim baḥr-i vücūb-ı evvel
Emvāc-ı müṣādem şu ḥudūŝ-ı muḫtel
Şerh itmede emvāc-ı be-hem-peyvest
Deryā-yı ki lā yusʾelu ʿammā yefʿal
Günümüz Türkçesiyle
1. Deniz dediğim, ilk vacip varlığın denizidir; çarpışan dalgalar ise şu karışık, sonradan olan şeylerdir.
2. Birbirine bitişik dalgalar, o denizi açıklamaktadır ki (Arapça) "O yaptığından sorulmaz."
Edebî ve Tarihî Yorum
Bir önceki rubaide kurulan deniz ve dalga benzetmesi bu dörtlükte açıklanır. Deniz, "bahr-i vücûb-ı evvel", ilk ve zorunlu varlığın, yani Allah'ın denizidir; çarpışan dalgalar ise "hudûs-ı muhtel", karışık ve sonradan olan şeylerdir, yani yaratılmış âlem. Kelâmın vâcib ve hâdis kavramları burada bir deniz manzarasına yerleştirilmiştir.
İkinci beyitte dalgaların asıl işi söylenir: birbirine bitişik dalgalar, denizi "şerh" eder, açıklar. Yaratılmışlar Allah'ı gösteren ve anlatan işaretlerdir. Son mısra, Tok Yıldız'ın dipnotta da belirttiği gibi, Enbiyâ suresindeki "O yaptığından sorulmaz; onlar ise sorguya çekilecekler" (21/23) ayetinin ilk kısmıdır. Böylece bir önceki rubainin sorusu, "denizi kim zalim diye mahkûm eder", Kur'anî bir cevapla kapanır. Bu rubai, Tok Yıldız'ın çeviriyazıya aktardığı bölümün, yani yazmanın ilk yarısının son şiiridir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 128 (şiir no. 182; yazma vr. 43a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






