Özgün Metin
Vezin: Feʿilātün feʿilātün feʿilātün feʿilün
Ḫoşca terkīb idik encāma irüp ḥal olduḳ
ʿUḳde-i müşkilemiz ḳalmadı münḥal olduḳ
Ḫamr idik ṭurdıġımız küpde ḫurūş eyler idik
Atdı devrān bir avuç ṭoz, ṭurulup ḫal olduḳ
Ḥüsn-i taḳvīm ile bir munṭazam endām aldıḳ
Yaşadıḳ köhneleşüp eñ ṣoñu muḫtel olduḳ
Ḥīn-i ḫilḳatde idik ḥarf-i ṣaḥīḥa maḳrūn
Leff-i eyyām u leyālī ile muʿtel olduḳ
Didiler rūh ḳalıcıdır ki ġılāfı tendir
Atdıḳ ey Cūdi ġılāf teni münsel olduḳ
Günümüz Türkçesiyle
1. Güzelce bir bileşik idik, sona erip çözüldük; müşkül düğümümüz kalmadı, çözülmüş olduk.
2. Durduğumuz küpte coşan bir şaraptık; zaman bir avuç toz attı, durulup sirke olduk.
3. En güzel kıvamda düzgün bir beden aldık; yaşadık, eskiyip en sonunda bozulduk.
4. Yaratılış anında sağlam bir harfe bitişiktik; günlerin ve gecelerin dürülmesiyle illetli (zayıf harf) olduk.
5. "Ruh kalıcıdır, kını bedendir" dediler; ey Cûdî, beden kınını attık, (kınından) sıyrılmış olduk.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kimyadan, dilbilgisinden, tefsirden alınmış terimler bu gazelde insan ömrünü ve ölümü anlatır; her beyitte aynı kafiye, "-l olduk", başka bir dönüşümü bildirir. İlk beyit kimyadan konuşur: insan güzel bir "terkîb", bileşiktir ve sonunda "hall", yani çözülme ile ayrışır; aynı kelime düğümün çözülmesini de anlatır. İkinci beyit küpteki şarabın bir avuç tozla durulup sirkeye dönüşmesini anlatır; "hal" ile "hal" (sirke) arasındaki ses benzerliği iki beyti birbirine bağlar.
Üçüncü beyit Tîn suresindeki "Biz insanı en güzel kıvamda yarattık" ayetine (95/4) "hüsn-i takvîm" ifadesiyle gönderme yapar ve bu güzel kıvamın eskiyip bozulduğunu söyler. Dördüncü beyit Arap dilbilgisinden alınmıştır: Arapçada "sahîh" harfler sağlam, "mu'tel" harfler ise "illetli", zayıf harflerdir. İnsan yaratılışta sağlam bir harfe bitişikken günlerin ve gecelerin geçişiyle illetli olur; dilbilgisi terimi hastalık anlamıyla birleşir. Makta beyti bütün gazeli bir kılıç imgesiyle bağlar: ruh kılıç, beden onun kınıdır; ölümle kın atılır ve ruh "münsel", kınından sıyrılmış olur. Muallim olan şairin ders kitaplarının dilini ölüm düşüncesine taşıması, gazelin en özgün yanıdır.
Kaynakça
- Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 62 (şiir no. 217; yazma vr. 60b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






