Özgün Metin

Vezin: Feʿilātün feʿilātün feʿilātün feʿilün

Yine ol māh ʿaceb kimlere olmuş muġber
Reng-i mehtāb yüzünden bulanıḳ şuʿle-i emr
Darılup şānesin atmış felegin çehresine
Ḥasret-i zülf-i siyāhıyla ṭarar leyli ḳamer
Zīr-i kākülde nihān nūr-ı cebīn-i ṣāfī
Māverā-yı şebe düşmüş nitekim nūr-ı seḥer
Çār beytim gül-i rengīn-i gülistān ṣanmış
Cūdiyā bülbülü gördüm ki iderdi ezber

Günümüz Türkçesiyle

1. Yine o ay, şaşılacak şey, kimlere gücenmiş? Ay ışığının rengi yüzünden alevi bulanık (mısra tam açık değildir).

2. Darılıp tarağını feleğin yüzüne atmış; ay, onun kara saçının hasretiyle geceyi tarar.

3. Kâkülün altında gizli duran saf alnın nuru, tıpkı seher nurunun gecenin ardına düşmesi gibi.

4. Dört beytimi gül bahçesinin renkli gülü sanmış; ey Cûdî, bülbülü gördüm ki ezberliyordu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Ay ışığı manzumesinin son beyti bir "zeyl" haber vermişti; o ek, bu dört beyitlik gazeldir. Manzumede doğrudan bir gece manzarası anlatılırken, burada aynı imgeler bir sevgiliye aktarılır: ay artık gökteki cisim değil, gücenmiş, yüzü bulanmış bir güzeldir. İkinci beyit manzumedeki "gümüş tarak" imgesini sürdürür: sevgili darılıp tarağını göğün yüzüne atmıştır ve ay, onun kara saçlarına hasret, geceyi tarar.

Üçüncü beyit kâkülün altındaki alnı, gecenin ardından doğacak seher ışığına benzetir; böylece gecenin karanlığı saçla, sabahın ışığı alınla eşleşir. Makta beyti, şiir dizisini şakacı bir övünmeyle kapatır: bülbül şairin dört beytini gül bahçesinin gülü sanmış ve ezberlemiştir. Gazelin dört beyitle sınırlı kalması, son beyitte "çâr beytim", dört beytim diye anılarak bilinçli bir tercih olarak gösterilir.

Kaynakça

  • Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 92 (şiir no. 243; yazma vr. 71b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf

Çevrimiçi kaynaklar