Özgün Metin
Vezin: Fāʿilātün fāʿilātün fāʿilātün fāʿilün
Añladım yoḳdur göñülden başḳa bir meʾmen baña
Ẓāhir oldı maʿnī-i ḫayrü'l-biḳāʿ eymen baña
Maḥż-ı lütfuñdur göñül yā Rab ṣıġındım lütfuña
Mültecī vü mültecā olmaḳ ne ḫōşdur ben baña
Ḳahramān rūḥımı bu rezm-gāha sevḳ iden
Şükr kim virmiş silāḥü's-ṣabr-ı ṣaʿb-efgen baña
Çāk ideñ ey ḥādiŝāt işte tenimdir cevşenim
Bir ikinci ḥarb yoḳ lāzım degil cevşen baña
Maḥż-ı raḥatdır ʿadem, āşūb-ı aʿẓamdır vücūd
Ḥamdülillāh, evvel ü āḫir odur mesken baña
Renk alır çeşmim ṣafā-yı neşʾe-i tevḥīdden
Ḥüsn-i sīret gösterir her ṣūreti aḥsen baña
Sırr olup zeynü'ṣ-ṣudūr olduḳ da Cūdī olmasun
Sāfile maḫṣūṣ olan ālāyiş-i medfen baña
Günümüz Türkçesiyle
1. Anladım ki bana gönülden başka bir sığınak yoktur; "Yerlerin en hayırlısı en güvenli olanıdır" sözünün anlamı bana göründü.
2. Ya Rab, gönül baştan başa lütfundur, lütfuna sığındım; hem sığınan hem sığınak olmak, bana kendime, ne hoştur.
3. Kahraman ruhumu bu savaş meydanına süren (Allah'a) şükür ki zoru deviren sabır silahını bana vermiş.
4. Ey yırtan olaylar, işte bedenim benim zırhımdır; ikinci bir savaş yok, bana zırh gerekmez.
5. Yokluk tam bir rahattır, varlık en büyük kargaşadır; Allah'a hamd olsun, başta da sonda da o (yokluk) bana yurttur.
6. Gözüm tevhit neşesinin safasından renk alır; güzel huy bana her sureti en güzel gösterir.
7. Ey Cûdî, bir sır olup göğüslerin süsü olduktan sonra, alçaklara mahsus olan mezar süsü bana olmasın.
Edebî ve Tarihî Yorum
Gönül insanın tek sığınağıdır: "baña" redifli teslimiyet şiirinin çıkış noktası budur. İlk beyit Arapça bir sözü, "Yerlerin en hayırlısı en güvenli olanıdır" anlamındaki "hayru'l-bikâ'" ifadesini anar ve şairin bu sözü artık gönlünde anladığını söyler. İkinci beyit ince bir çelişki kurar: gönül Allah'ın lütfudur; o lütfa sığınan insan, hem sığınan hem sığınak olur, yani kendine sığınır.
Üçüncü ve dördüncü beyitler bir savaş imgesi kurar: Allah kahraman ruhu bu dünya meydanına sürmüş ve ona zoru deviren sabır silahını vermiştir; olaylar yırtıcıdır, ama beden zaten bir zırhtır ve ikinci bir savaş olmayacağı için başka zırha gerek yoktur. Beşinci beyit divanın karamsar düşüncelerinden birini tekrarlar: yokluk tam bir rahat, varlık büyük bir kargaşadır. Makta beyti şairin kendi mezarına dair bir dileğidir: bir sır olup gönüllerde süs olduktan sonra, alçaklara mahsus gösterişli bir mezar süsü istemez. Divandaki kendi mezar taşı kitabesi de ölüme ve geride kalacak ize dair aynı tevazuyu taşır.
Kaynakça
- Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 124 (şiir no. 280; yazma vr. 82b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






