Özgün Metin
Ne teaviz eser eyler, ne garaim, ne havas
Cinneti aşka meğer cenneti vuslata halas.
Gurbu cananda azap olduğun anladı hasis
Gördü budunda selamet aradı çölde menas.
Acı sözle içimi yareledi yar benim
Dudağın dişleyeyim cerhiledir cere kısas.
Zikri helvayı lebin düştü avam ağzına dek
Tablakarın geçinür hayli mürai eşhas.
İltifatından uzak tutma bu CUDİ kulun
Olayım sıdkile, ihlas ile bir bendei has.
Günümüz Türkçesiyle
1. Ne muskalar etki eder, ne efsunlar, ne gizli özellikler; aşk deliliğinden kurtuluş meğer kavuşma cennetidir.
2. Alçak kişi sevgiliye yakınlığın azap olduğunu anladı; selameti uzaklıkta gördü, çölde sığınak aradı (beyit tam açık değildir).
3. Yarim acı sözle içimi yaraladı; dudağını dişleyeyim, yaraya kısas yaradır.
4. Dudağının helvasının anılması halkın ağzına kadar düştü; nice riyakâr kişi onun tablakârı geçinir.
5. Bu kulun Cûdî'yi iltifatından uzak tutma; sadakatle ve ihlasla sana has bir kul olayım.
Edebî ve Tarihî Yorum
Aşkın derdine çare arayan âşık, ilk beyitte halk inançlarının çarelerini sayar ve reddeder: ne muska, ne efsun, ne de taşların ve bitkilerin gizli özellikleri aşk deliliğine çare olur; tek kurtuluş kavuşmanın cennetidir. Üçüncü beyit fıkıh dilinden alınmış şakacı bir hükümdür: sevgili acı sözüyle âşığın içini yaralamıştır; Kur'an'daki "yaralara kısas vardır" (Mâide 5/45) hükmüne göre âşık da onun dudağını dişleyerek kısas yapmak ister.
Dördüncü beyit "helva" imgesini sürdürür: sevgilinin dudağının tatlılığı halkın ağzına düşmüştür ve nice riyakâr, helva tablasını taşıyan satıcı gibi bu tatlılığın aracısı geçinir. Makta beyti iltifat dileyen bir kulun tevazuuyla kapanır. Gazel, aşk dilini gündelik ve hukuki terimlerle şakalaştıran Cûdî üslubunun divan dışındaki bir örneğidir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 180, 188 (Ekler, şiir no. 11). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






