Özgün Metin

Vezin: Feʿilātün feʿilātün feʿilātün feʿilün

Ādeme secde imiş sırr-ı ṭarīḳat didiler
Şirki tevḥīd ṣanup ḥaylice herze yediler
Secde-i ādeme şeyṭān u melāʾik meʾmūr
Nāsa şāmil mi olur nās o zamān yoḳ idiler
Oḳuyuñ diḳḳat ile naṣs-ı "ve iz ḳulnā"yı
"Lil-melāʾik"deki taḥṣīṣi görüñ kör gidiler

Günümüz Türkçesiyle

1. "Âdem'e secde, tarikatın sırrıymış" dediler; şirki tevhit sanıp epey saçma sapan konuştular.

2. Şeytan ve melekler Âdem'e secdeyle emrolundu; (bu emir) insanları kapsar mı? İnsanlar o zaman yoktu ki.

3. "Hani biz demiştik" ayetinin metnini dikkatle okuyun; "meleklere" sözündeki tahsisi görün, ey kör gidiler!

Edebî ve Tarihî Yorum

Bektaşî ve bazı tasavvuf çevreleri insan-ı kâmile ya da mürşide gösterilen saygıyı Âdem'e secde kıssasıyla açıklamıştır; Cûdî'nin üç beyti bu açıklamaya bir itirazdır. Kur'an'da meleklerin Âdem'e secde etmekle emrolunduğu, İblis'in ise bundan kaçındığı anlatılır. Bazı tarikat yorumları bu secdeyi, Âdem'in şahsında insandaki ilahî tecelliye gösterilen saygı olarak okumuştur.

Cûdî, bir kelâmcının ve müfessirin yöntemiyle cevap verir: Bakara suresindeki "Hani biz meleklere 'Âdem'e secde edin' demiştik" (2/34) ayetinde emir açıkça meleklere yöneltilmiştir; o zaman insanlar yoktu, dolayısıyla emir onları kapsamaz. "Lil-melâike" kelimesindeki tahsis, yani hükmün belli bir gruba özgülenmesi, bu tartışmada şairin dayanağıdır. Hemen ardından gelen altı beyitlik kıt'a aynı tartışmayı Hz. İsa ve Hz. Peygamber örnekleriyle sürdürür.

Kaynakça

  • Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 43 (şiir no. 196; yazma vr. 53a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf

Çevrimiçi kaynaklar