Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü fāʿilātü mefāʿīlü fāʿilün

Sezā-yı müʾlifīn-i kirām atdıñız beni
Bir mevḳiʿ-i tereddüde bir cāy-ı müşkile
Bir ʿālem-i ḫayāle virir kilkiñiz vücūd
Sükkānı ġayr-ı şāribe vü ġayr-ı ākile
Zihnim o ʿāleme göz itdikçe hep uçar
Açdıḳça göz bu ḫāke döner pāy-ı der-gile
Taṣvīr idersiñiz beşerī bir melek gibi
Ezhār-ı ḥüsn-i ḫulḳ ile envār-ı der-gile
Hiç uymayor miṣāl-i muḫayyel meʾāliñiz
Ḫāricde gördigim şu şekil-i heyākile
Taṣvīriñiz tecerrüd-i envār-ı nāṭıḳa
Ḫāricdeki heyākil ise şekl-i şākile
Bed-būy u bed-ṣadā vü bed-aḫlāḳ u bed-liḳā
Eşbāḥ, messe yol bulamaz kilk-i pā-gile
Matbūʿdur kitābda ṣūret-nümā olan
Düşmez naẓar ḳadīd-i medīde, kilā-gile

Günümüz Türkçesiyle

1. Saygıdeğer yazarlar, layık olduğu üzere beni bir tereddüt yerine, bir müşkül yerine attınız.

2. Kaleminiz, sakinleri ne içen ne yiyen bir hayal âlemine varlık verir.

3. Zihnim o âleme göz diktikçe hep uçar; bu toprağa göz açtıkça ayağı çamura batar (mısra tam açık değildir).

4. İnsanı güzel ahlak çiçekleri ve nurlarıyla bir melek gibi tasvir edersiniz (mısraın sonu tam açık değildir).

5. Hayal ettiğiniz örnek, dışarıda gördüğüm şu insan şekillerine hiç uymuyor.

6. Sizin tasviriniz konuşan ruhun nurlarının soyutlanmasıdır; dışarıdaki bedenler ise (başka) bir biçimdir (mısraın sonu tam açık değildir).

7. Kötü kokulu, kötü sesli, kötü huylu, kötü yüzlü suretler; çamurlu ayaklı kalem onlara dokunmaya yol bulamaz.

8. Kitapta suret gösteren şey basılıdır; bakış (dışarıdaki) kuru, upuzun gerçeğe düşmez (beyit tam açık değildir).

Edebî ve Tarihî Yorum

Edebiyat ile hayat birbirini tutmaz; "Aks-ı ma'kûs", yani ters yansıma başlıklı kıt'a bu uyumsuzluk üzerine bir okur şikâyetidir. Şair "müellifîn-i kirâm", saygıdeğer yazarlar diye seslendiği kişilerin kalemlerinin, sakinleri ne yiyip ne içen bir hayal âlemi yarattığını söyler. Bu yazarların insanı güzel ahlakın çiçekleri ve nurlarıyla bir melek gibi göstermesi, okurun zihnini uçurur; ama gözünü gerçek dünyaya açınca ayağı çamura batar.

Beşinci ve yedinci beyitler arasında karşıtlık açıklaşır: kitaplardaki insan, konuşan ruhun soyutlanmış nurlarıdır; dışarıdaki insanlar ise kötü kokulu, kötü sesli, kötü huylu ve kötü yüzlü suretlerdir. Başlıktaki "ters yansıma", edebiyatın hayatı aynalamak yerine onu ters çevirdiği düşüncesini taşır. Şiirin kimleri hedef aldığı söylenmez, ama son dönem Osmanlı'da yaygınlaşan roman ve hikâye okurluğu, idealleştirilmiş kahramanlar üzerine bu tür tartışmaları canlı tutuyordu. Birkaç kafiye kelimesi, "der-gile", "şâkile", "kilâ-gile", tezdeki okumayla anlam vermediği için ilgili mısralar çeviride ihtiyatla karşılanmıştır.

Kaynakça

  • Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 84 (şiir no. 234; yazma vr. 68b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf

Çevrimiçi kaynaklar