Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü fāʿilātü mefāʿīlü fāʿilün
Ne dīn içün ne devlet içün, kūy u şehr içün
Herkes çocuḳ yetişdirir āsīb-i dehr içün
Nā-ḳābil-i muḳāvemet icbār-ı ṭabʿ içün
Tevlīdimiz müvellede ẓan itme mihr içün
Bir vāḳıʿayla cāẕibeniñ żavʾidir ḥayāt
Çaḳmaḳ ṭaşı dinilse revādır sipihr içün
Maḫtūm-ı dest-i ḥaḳdır ināŝıñ bekāreti
Cemīʿiniñ ḥużūrı gerek fek-i mühr içün
Tekŝīr-i nesle saʿy olunur her ḳabīlede
Yek-diger-i taḥakküme taḥkīm-i ẓahr içün
Āzāde bir meşīʾetiñ āŝārıdır cihān
İnsān ṣanır ki ḫalḳ olunur luṭf u ḳahr içün
Gāhī sükūt, gāh tekellüm gerek imiş
Gūyā namāz içindeyiz iḫfā vü cehr içün
Günümüz Türkçesiyle
1. Ne din için, ne devlet için, ne mahalle ve şehir için; herkes zamanın belası için çocuk yetiştirir.
2. Karşı konulamayan tabiatın zorlaması içindir; çocuk doğurmamızı doğana sevgiden sanma.
3. Hayat, bir çarpışmayla çekim kuvvetinin ışığıdır; göğe çakmak taşı denmesi yerindedir.
4. Dişilerin bekâreti Hakkın eliyle mühürlenmiştir; mührün açılması için herkesin (şahitlerin) huzuru gerekir.
5. Her kabilede, birbirine tahakküm için arka güçlenmesin diye neslin çoğalmasına çalışılır.
6. Dünya hür bir dilemenin eserleridir; insan, lütuf ve kahır için yaratıldığını sanır.
7. Gâh susmak, gâh konuşmak gerekirmiş; sanki namazdayız: gizli ve açık (okumak) için.
Edebî ve Tarihî Yorum
Evlat ve nesil, bu yedi beyitte sert ve şüpheci bir gözle görülür. Başlıktaki "Ferzend = Ferizend" eşitliği bir kelime oyunu gibi görünür, ama anlamı tez tarafından açıklanmaz ve burada da çözülememiştir. Şiirin hükmü ilk beyitte verilir: insanlar çocuklarını din, devlet ya da şehirleri için değil, zamanın belası için yetiştirir. İkinci beyit daha da sertleşir: çocuk sahibi olmak doğacak çocuğa duyulan sevgiden değil, karşı konulamayan tabiatın zorlamasındandır.
Üçüncü beyit bir fizik imgesine başvurur: hayat bir çarpışmayla doğan çekim ışığıdır ve gök bu yüzden bir çakmak taşına benzer. Dördüncü beyit evliliğin İslam hukukundaki şartını, şahitler huzurunda kıyılan nikâhı, "Hakkın eliyle mühürlenmiş" bir mührün açılması olarak anlatır. Beşinci beyit nüfus artışını kabileler arasındaki güç yarışına bağlar. Son iki beyit konuyu genişletir: dünya hür bir iradenin eseridir; insan ise bazen susmayı, bazen konuşmayı bilmelidir, tıpkı namazda bazı yerlerin gizli, bazılarının açık okunması gibi. Şairin divandaki kendi mezar kitabesi de doğum ve ölüm üzerine aynı karamsar düşünceyi taşır; kıt'a onun bir devamı gibi durur.
Kaynakça
- Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 86 (şiir no. 237; yazma vr. 69a-69b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






