Özgün Metin
Vezin: Feʿilātün feʿilātün feʿilātün feʿilün
Sırr-ı ʿilmiñde nihān ḳalsun ilāhī künhüm
Rūz-ı maḥşerde ʿiyān olmaya ḥāl-i tebehüm
Ne ḫaber eyler iseñ eyle nihānī ḳuluña
Beni rüsvā-yı cihān itme amān pādişehüm
Yüz ḳarasıyla ḥużūra gelemem kim aġarup
Yüzüme perde çeker luṭf ile rīş-i siyehüm
Ḳalırım ḫaṭve-i ūlāda tehī-dest ü faḳīr
Sefer-i āḫirete ḫayr ise ger zād-ı rehüm
Ebediyetde bu ḥādiŝ ʿameliñ ḥükmi nedir
Raḥmet-i vāsiʿañ olmuş ezel ümmīd-gehüm
Demi geçdikçe ḥayātıñ saña müştāḳ olurum
İnḥirāf itmede aġyār yüzine nigehüm
Dil-i ḫvābīde-i Cūdīyi uyandır ṣaġ iken
Olmasun mürdeleriñ ṣubḥ-gehi müntebihüm
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah'ım, özüm senin ilminin sırrında gizli kalsın; mahşer gününde (utanç ve) şaşkınlık hâlim ortaya çıkmasın.
2. Kuluna ne hüküm verirsen gizlice ver; aman padişahım, beni dünyaya rezil etme.
3. Yüz karasıyla huzuruna gelemem; meğer ki kara sakalım ağarıp lütfunla yüzüme perde çeksin (beyit tam açık değildir).
4. Ahiret yolculuğunun azığı hayır (amel) ise, ilk adımda eli boş ve yoksul kalırım.
5. Bu sonradan olma amelin ebediyette hükmü nedir? Geniş rahmetin ezelden beri umut yerim olmuştur.
6. Hayatın anları geçtikçe sana daha çok özlem duyarım; bakışım başkalarının yüzünden dönmektedir.
7. Cûdî'nin uykudaki gönlünü sağken uyandır; uyanışım ölülerin sabahında (kıyamette) olmasın.
Edebî ve Tarihî Yorum
Divanın yaşlılık şiirlerindeki ses, bu münacatta bir yalvarışın yalınlığına bürünür. İlk iki beyit gizlilik ister: şairin özü Allah'ın ilminde gizli kalsın, hesap gizlice görülsün, kul dünyaya rezil edilmesin. Bu dilek, kulun ayıbını örten "Settâr" sıfatına sığınan bilinen bir dua kalıbının şiirdeki karşılığıdır.
Üçüncü beyitte yüz karası ile ağaran sakal arasında bir renk karşıtlığı kurulur: şair günah yüküyle huzura çıkamayacağını, ancak yaşlılığın ağarttığı sakalın lütufla yüzüne perde olabileceğini söyler. Dördüncü ve beşinci beyitler kulun amelinin yetersizliğini kabul eder ve umudu amele değil rahmete bağlar: sonradan olan bir amel ebediyette neye yeter ki? Son beyit münacatın en çarpıcı dileğini taşır: "Cûdî'nin uyuyan gönlünü sağken uyandır." Uyanışın ölümden sonra, kıyamet sabahında değil, hayattayken gelmesi istenir. Bu, "ölmeden önce ölünüz" sözüyle ifade edilen tasavvufi uyanış düşüncesinin sade bir duasıdır.
Kaynakça
- Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 85 (şiir no. 235; yazma vr. 69a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






