Özgün Metin
Vezin: Mütefāʿilün mütefāʿilün mütefāʿilün mütefāʿilün
ʿAraḳ-ı cebīn sitāre mi, ya beyāż bāṣıra-i melek
Ser-i şāḫa -raġm-i bahāra mı- ṭaḳıyor çeleng-i güher-felek
Ḳameriñ ġubārı mıdır bu sīm, düşürür yere üfürüp nesīm
Ya tırāş olup felek-i cesīm, ṭaġıdır ḳılın yere silkerek
İniyor zemīne uṣūl uṣūl, gözetir gibi edebü'l-vuṣūl
Ṣaḳalın ṭarar heremü'l-fuṣūl, dökülür beyāżı ufaḳ tefek
İdiyor zemīni sefīd-pūş, ki bulunmaya leke ya nuḳūş
Yuvası ḳamerde olan sürūş, ṭutacaḳ bu yirde meger tüfenk
Uzatır elin ṣanaraḳ nevāl, şu bahāra ḥasret olan nihāl
Ṣarınır beyāża mülk-i miŝāl, bilenir ḳımāṭa güzel bebek
Süzülüp iner kelebek midir, ya şitāya ḫāṣ çiçek midir
Yumuşaḳdır un mı kepek midir, şu bulut mıdır eleyen elek
Döşenir zemīne çemen gibi şu ḳadar ki rengi semen gibi
Diyemem beyāż kefen gibi, ki ṣoġuḳ düşer o ḫayāl pek
Eger olmasaydı liḳāsı serd, dir idim aña varaḳāt-ı verd
Kimi ḳuş başı kimi cüz-i ferd, yıġılır zemīne öbek öbek
Görün āsumāndaki kevkebi, ya Mıṣr-ı kitri ya leblebi
Ṣañacaḳ zemīni muḥallebi, ya şeker tozı ekilen börek
ʿAcabā naṣıl görinür küre, bize parlayup görinenlere
Meŝelā ki bedr-i münevvere diyecekler al saña müşterek
Yazılı degilse de ḫayr u şer, ṣuḥuf-ı müneşşere-veş düşer
Ḳara ṭopraḳ üstüne nūr üşer, bürinür yaḳīne ẓalām-ı şek
Günümüz Türkçesiyle
1. Alın teri mi yıldız, yoksa meleğin beyaz gözyaşı mı? Felek, bahara inat, dal ucuna mücevher bir çelenk mi takıyor? (beyit tam açık değildir)
2. Bu gümüş ayın tozu mudur, seher yeli üfleyip yere mi düşürüyor? Yoksa koca felek tıraş olup kıllarını silkerek yere mi dağıtıyor?
3. Yere usul usul iniyor, kavuşmanın edebini gözetir gibi; mevsimlerin ihtiyarı sakalını tarar, akı ufak tefek dökülür.
4. Yeri ak giysili ediyor ki ne leke kalsın ne nakış; yuvası ayda olan melek, meğer bu yerde tüfek (avcısı) tutacak (mısra tam açık değildir).
5. Bahara hasret kalan fidan onu bağış sanıp elini uzatır; misal âlemi beyaza sarınır, güzel bebek kundağa bürünür.
6. Süzülüp inen kelebek mi, yoksa kışa özgü bir çiçek mi? Yumuşaktır; un mu, kepek mi? Şu bulut, eleyen bir elek mi?
7. Yere çimen gibi döşenir, rengi o kadar yasemin gibidir ki; beyaz bir kefen gibi diyemem, o hayal pek soğuk düşer.
8. Yüzü soğuk olmasaydı ona gül yaprakları derdim; kimi kuş başı, kimi zerre kadar, yere öbek öbek yığılır.
9. Gökteki yıldızı görün: ya Mısır kitresi ya leblebi; yeri muhallebi sanacaksın, ya da üstüne pudra şekeri ekilmiş börek (beyit tam açık değildir).
10. Acaba yerküre, bize parlak görünenlere nasıl görünür? Mesela dolunaya "al sana bir ortak" diyecekler.
11. Üstünde iyi ve kötü yazılı olmasa da, açılmış sayfalar gibi düşer; kara toprağın üstüne nur üşüşür, şüphenin karanlığı kesinliğe bürünür.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kar yağışı, divanın en neşeli tabiat şiirlerinden birinin konusudur; tezde vezin satırına düşülen "kar" notu da bunu gösterir. Her mısra kendi içinde iç kafiyeli kurulmuştur: "nesîm" ile "cesîm", "usûl" ile "vusûl", "nevâl" ile "nihâl" gibi; bu iç kafiyeler, kar tanelerinin ritmini andıran hafif ve sekerek ilerleyen bir ses yaratır.
Şiirin yöntemi bir soru ve benzetme yağmurudur: kar ayın tozu mu, tıraş olan feleğin kılları mı, süzülen kelebekler mi, kışa özgü çiçekler mi, un mu, kepek mi, eleyen bir bulut mu? Mevsimlerin ihtiyarı sakalını tarar ve akı ufak tefek dökülür; misal âlemi beyaza sarınır, bebek kundağa bürünür. Yedinci beyitte şair kendini düzeltir: karı beyaz bir kefene benzetmek mümkündür, ama o hayal "pek soğuk düşer". Dokuzuncu beyitteki muhallebi ve pudra şekerli börek gibi mutfak benzetmeleri, ramazan şiirlerindeki gündelik zevki burada da sürdürür.
Onuncu beyit beklenmedik bir astronomi bakışıyla şakalaşır: karla kaplanmış yerküre, uzaktan bakan gezegenlere ve aya nasıl görünür? Herhalde aya "al sana bir ortak" denecektir, çünkü yer de onun gibi beyaz parlamaktadır. Son beyit, Tekvîr suresindeki "sayfalar açıldığı zaman" (81/10) ayetini hatırlatan bir imgeyle, karı üstünde iyi ve kötü yazılmamış açık sayfalara benzetir; kara toprak nura bürünür, şüphe karanlığı kesinlik aydınlığına döner.
Kaynakça
- Zeynep Adıyahşi, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [43b-87b], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 102-103 (şiir no. 250; yazma vr. 75a-75b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116831.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






