Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Ey luṭfı olan derd-i meʿāṣīye devā
Geldim düşe ḳalḳa ḳapuña zār hevā
Bī-rūḥ gelen dergehiñe rūḥ bulur
Bir nefḫañ ider ṭopraġı Ādem, Ḥavvā
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey lütfu günahların derdine deva olan! Düşe kalka, inleyerek kapına geldim.
2. Dergâhına ruhsuz gelen ruh bulur; bir üfleyişin toprağı Âdem ile Havva yapar.
Edebî ve Tarihî Yorum
Rubailerin ilk Türkçesi, divanın münacatlarında sık görülen bir sahneyi dört mısraya sığdırır: kul günah yüküyle, düşe kalka, inleyerek kapıya gelir. İlk mısrada Allah'ın lütfu "derd-i me'âsî", günahların derdine deva diye anılır; günah burada bir hastalıktır ve şifası ancak lütuftadır.
İkinci beyit umudu yaratılış kıssasına dayandırır. Kur'an'da Âdem'in topraktan yaratılıp ona Allah'ın ruhundan üflendiği anlatılır; Cûdî bu "nefha"yı, üfleyişi, bir dua gerekçesine çevirir. Bir üfleyişle topraktan Âdem ile Havva'yı var eden, kapısına ruhsuz gelene de elbette ruh verebilir. "Bî-rûh", ruhsuz kelimesi, günahla tükenmiş bir kalbi anlatır; dergâha gelen kul, yaratılış anının bir benzerini yaşayacağını umar.
Tezde bu rubainin başında iki ayrı vezin kaydı durur. Bunda bir tutarsızlık yoktur: rubai vezninin "mef'ûlü mefâîlü mefâîlün fa'" ve "mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûl" biçimleri aynı dörtlükte bir arada kullanılabilir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 96 (şiir no. 71; yazma vr. 33b-36a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






