Özgün Metin

Vezin: Feʿilātün feʿilātün feʿilün

Nedir Allāh bu sevdā bilemem
Neyi ḥāvi şu sevīdā bilemem
Dilde bir sevgili peydā bilemem
Bende bir sevgi hüveydā bilemem
Severim sevdigim ammā bilemem
ʿAşḳ dirler ne bilinmez maʿnā
Anı erbābı bilirmiş ḥālā
Biliyor göñlüm o ḥāli ammā
Bilemem sevdigimi vā-ḥayfā
Severim sevdigim ammā bilemem
ʿAşḳ hem neşʾe-i ḥikmet olamaz
ʿĀlem-i ṣaḥvada cennet olamaz
Bu muḥabbet gibi niʿmet olamaz
Dime mechūle muḥabbet olamaz
Severim sevdigim ammā bilemem
Bozma beyhūde tesellīmi benim
Ḳapama rāh-ı teʿallīmi benim
Bilir Allāh tecellīmi benim
Ṣorma esrār-ı tevellīmi benim
Severim sevdigim ammā bilemem
Mayamız mā-i muḥabbetdendir
O muḥabbet daḫi ḫubbetdendir
Sevilüp sevmek āfetdendir
Sevdigim bilmemek ülfetdendir
Severim sevdigim ammā bilemem
Eyledim ḫayli vücūha taṭbīḳ
Olmadı vech-pezīr-i tevfīḳ
Cūdi yā sırr-ı muḥabbet ne daḳīḳ
Şunı itdim ki nihāyet taḥḳīḳ
Severim sevdigim ammā bilemem

Günümüz Türkçesiyle

1. Allah'ım, nedir bu sevda, bilemem; gönlün şu kara noktası (süveydâ) neyi taşır, bilemem. Gönülde bir sevgili belirdi mi, bilemem; bende bir sevgi görünür mü, bilemem. Severim, ama sevdiğimi bilemem.

2. Aşk derler, anlamı bilinmez; onu hâlâ ehli bilirmiş. Gönlüm o hâli biliyor ama, vah yazık, sevdiğimi bilemem. Severim, ama sevdiğimi bilemem.

3. Aşk hem bir hikmet neşesi olamaz; ayıklık âleminde cennet olamaz. Bu muhabbet gibi bir nimet olamaz; "Bilinmeyene muhabbet olmaz" deme. Severim, ama sevdiğimi bilemem.

4. Tesellimi boş yere bozma, yücelme yolumu kapama. Benim tecellimi Allah bilir; bu sevgimin sırlarını bana sorma. Severim, ama sevdiğimi bilemem.

5. Mayamız muhabbet suyundandır; o muhabbet de sevginin tohumundandır. Sevilip sevmek bir afettendir; sevdiğimi bilmemek ise alışkanlıktandır. Severim, ama sevdiğimi bilemem.

6. Birçok yüze, birçok yola uyguladım; hiçbiri başarıya ulaşmadı. Cûdî, ah, muhabbetin sırrı ne incedir; sonunda şunu kesinleştirdim: Severim, ama sevdiğimi bilemem.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bu muhammesin nakaratı, divanın en yalın ve en akılda kalan mısralarından biridir: "Severim sevdigim ammā bilemem." Sevmek kesindir, sevilenin kim olduğu ise bilinmez. Divan şiirinde sevgilinin adı genellikle söylenmez, ama âşık onu bilir; burada ise âşığın kendisi de bilmez. Bu bilinmezlik, tasavvufta aşkın en yüksek mertebesinde sevilenin hiçbir surete sığmaması fikrine yaklaşır.

Muhammesin kısa vezni ve sade dili, yakın dönem şarkı ve ilahilerinin akışını hatırlatır. İlk bent "bilemem" kelimesini her mısrada tekrar ederek bir itirafa döner: sevdanın ne olduğu, gönlün kara noktası olan "süveydâ"nın neyi taşıdığı, bir sevgilinin belirip belirmediği bilinmez. Üçüncü bentte şair, bilinmeyene sevgi olmayacağını söyleyenlere karşı çıkar; dördüncü bentte sevgisinin sırlarını sormamalarını ister ve tecellisini ancak Allah'ın bildiğini söyler.

Beşinci bent ince bir kelime oyunu taşır. "Muhabbet" (sevgi) ile "habbe" (tane, tohum) aynı kökten gelir; mayamız muhabbet suyundandır, muhabbet de habbedendir. Son bentte şair birçok yüzde ve yolda bu sevgiyi denediğini, hiçbirinde başarıya ulaşamadığını, sonunda vardığı kesin sonucun da yine bu bilinmezlik olduğunu söyler. Nakaratın son bentte bir araştırmanın vardığı hüküm gibi sunulması, muhammesi bilgi ile aşk arasındaki gerilim üzerine kısa bir düşünceye çevirir.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 63-64 (şiir no. 47; yazma vr. 20a-20b). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar