Özgün Metin
İlahi taatim yok dilde istiğfardan gayrı
Ne taat kim, değil isyanımı ikrardan gayrı
Tehi-destim huzura layık-ı takdim nem vardır
Nedamet gözyaşından, ah-ı ateşbardan gayrı
Ümidim habil havfın dest-i lerzanıyle mümteddir
Gınaya fakr uzanmak dest-i raişerdardan gayrı
Zununum rehber oldukça hatadır attığım hatve
Yolunda çare yok tevfik-i istiğfardan gayrı
Günahın itiraf eylerse kul mevlası affeyler
Bana mevla mı var ya rabbi sen gaffardan gayrı
Meta-ı müstearın aldı devran duş-ı cudi'den
Hamulem yok vebalimden ibaret bardan gayrı
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah'ım, dilimde istiğfardan başka ibadetim yok; ne ibadeti, isyanımı ikrar etmekten başka (bir şeyim yok).
2. Eli boş biriyim; huzuruna sunmaya layık neyim var, pişmanlık gözyaşından ve ateş saçan âhtan başka?
3. Umudum korku ipinin titreyen eliyle uzanmıştır; yoksulluğun zenginliğe uzanması, titreyen bir elden başka değildir.
4. Zanlarım kılavuz oldukça attığım adım hatadır; senin yolunda istiğfarın tevfikinden başka çare yok.
5. Kul günahını itiraf ederse efendisi onu affeder; ya Rab, benim sen Gaffâr'dan başka efendim mi var?
6. Zaman, ödünç verilmiş malı Cûdî'nin omzundan aldı; vebalimden ibaret yükten başka yüküm yok.
Edebî ve Tarihî Yorum
Divan dışında kalmış "İstiğfar-nâme", yani bağışlanma dileği, "-dan gayrı", -den başka redifiyle bir sayım yapar: şairin istiğfardan başka ibadeti, pişmanlık gözyaşından başka sunacağı armağanı, istiğfarın tevfikinden başka çaresi, Gaffâr olan Allah'tan başka efendisi yoktur. Bu tekrar, kulun elindeki her şeyi tek tek bırakıp yalnızca bağışlanma umuduna sığınışını anlatır.
Üçüncü beyit umut ile korkuyu birlikte gösterir: umut, korkunun titreyen eliyle uzanır; yoksul zengine titreyen bir elle uzanır. Beşinci beyit kul ile efendi arasındaki gündelik bir ilişkiden yola çıkar: kul suçunu itiraf ederse efendisi onu affeder; şairin ise Gaffâr'dan başka efendisi yoktur. Son beyit hayatı ödünç verilmiş bir mala benzetir: zaman o emaneti şairin omzundan almış, geriye yalnızca günahların yükü kalmıştır. Divandaki münacatlarla aynı sesi taşıyan bu şiir, Cûdî'nin dua dilinin sadeliğini gösterir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 180, 182 (Ekler, şiir no. 3). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






