Özgün Metin

ای مصحف اقدی صحف مطّهره
قد سلَّمکَ اللهُ بِاَیدی سَفَرَه
مَا مسَّکَ اِلاّ بِیَدٍ طاهرةٍ
قَد خَطَّکَ بِالنُورِ کِرامٌ بَرَرَهَ

Latin harfleriyle okunuşu (okuma bizimdir):

Ey Muṣḥafu aḳdesi ṣuḥufin muṭahhara
Ḳad sellemeke'llâhu bi-eydî sefera
Mâ messeke illâ bi-yedin ṭâhiratin
Ḳad ḫaṭṭake bi'n-nûri kirâmun berera

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey tertemiz sahifelerin en kutsalı olan Mushaf! Allah seni elçi meleklerin elleriyle teslim etti.

2. Sana temiz bir elden başkası dokunmadı; seni nurla, şerefli ve iyi (yazıcılar) yazdı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Sure rubailerinin arasında yer alan bu Arapça rubai, belirli bir sureyi değil, Kur'an'ın yazılı nüshasını, "Mushaf"ı över. Bütün sözleri Kur'an'dan alınmış gibidir. Abese suresinde Kur'an'ın "şerefli, yüce ve tertemiz sahifelerde, şerefli ve iyi elçilerin elleriyle" bulunduğu söylenir (80/13-16); rubainin "suhufin mutahhara", "bi-eydî sefera" ve "kirâmun berera" sözleri bu ayetleri tekrar eder. Üçüncü mısra ise Vâkıa suresindeki "Ona ancak temizlenmiş olanlar dokunabilir" (56/79) ayetini hatırlatır.

Rubainin buluşu, bu ayetleri bir yazı ve kitap sahnesine çevirmesidir. Mushaf Allah tarafından elçi meleklerin eliyle teslim edilmiş, ona yalnız temiz eller dokunmuş ve onu "nurla" yazan yazıcılar olmuştur. Kalemi ve yazıyı sık sık konu edinen bir şairin Kur'an'ı bir hattat eseri gibi, nurla yazılmış bir kitap olarak anması dikkate değer bir ayrıntıdır.

Arapça metin tezde çeviriyazısız, yalnız Arap harfleriyle yer alır. İlk mısrada "اقدی" diye basılmış kelimeyi anlam ve yapı gereği "اقدس", en kutsal diye okuduk; Latin harfli okuma da çeviri de bizimdir.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. None (şiir no. 81; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar