Özgün Metin
Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl
Ey muʿcize-i sūre-i “Āl-i ʿİmrān”
İncīl olamaz heybetiñe ḳarşı ʿayān
İʿcāz-ı Mesīḥ açdı ise ḳalb gözini
Çeşm-i dili fetḥ itdi belāġ-ı Kurʾān
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey Âl-i İmrân suresinin mucizesi! İncil senin heybetine karşı açıkça (bir mucize) olamaz.
2. Mesih'in mucizesi kalp gözünü açtıysa, Kur'an'ın belagati gönlün gözünü fethetti.
Edebî ve Tarihî Yorum
İsa'nın ve Meryem'in kıssasını en geniş biçimde anlatan surelerden Âl-i İmrân, sure rubailerinin bu halkasında anılır. Surede Hz. İsa'nın körleri ve alaca hastalarını iyileştirdiği, ölüleri dirilttiği anlatılır (3/49). Cûdî bu mucizeyi rubainin merkezine yerleştirir ve onu Kur'an'ın mucizesiyle karşılaştırır.
Karşılaştırma bir göz imgesine dayanır. Mesih'in mucizesi gözleri açmıştır; şair bunu "kalp gözü" diye anar. Kur'an ise belagatiyle "çeşm-i dil", gönlün gözünü fethetmiştir. Biri bedenin gözünü iyileştiren bir mucize, öteki sözün gücüyle gönlü açan bir mucizedir; İslam kelâmında Kur'an'ın asıl mucizesinin söz olarak i'câzı, taklit edilemezliği olduğu fikri burada şiirleşir. Rubai, divandaki Hristiyanlıkla ilgili öteki şiirler gibi bir üstünlük iddiasıyla kurulmuştur, ama dili bu kez polemikten çok bir hayranlık dilidir.
Kaynakça
- Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 99 (şiir no. 83; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






