Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Eŝnāyı ṣelātinde ümem-i dīndār
Ḥaḳḳa yönelüp ḫalḳı ider istidbār
Ḳalbiñde saña öyle ümem olmalıdır
Peşinde ḫudā-pesde ṣufūf-ı aġyār

Günümüz Türkçesiyle

1. Dindar topluluklar namaz sırasında Hakk'a yönelir ve halka sırt çevirir.

2. Senin de kalbinde öyle topluluklar olmalı: (yüzleri Allah'a dönük), yabancıların safları ise geride kalmış. (Son mısra tam açık değildir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir önceki beytin yönelme ve sırt çevirme düşüncesi, bu rubaide cemaatle kılınan namazın sahnesine taşınır. Namazda saf tutan topluluk hep birlikte kıbleye yönelir; o sırada arkada kalan dünya ve insanlar görülmez. Şair bu dış sahneyi bir iç sahneye çevirir: kalpte de böyle saf tutmuş topluluklar, yani hep Allah'a dönük duygular ve düşünceler olmalıdır.

"Ümem", topluluklar kelimesinin kalp için kullanılması rubainin en ilginç yanıdır; insanın içi, saf saf dizilmiş bir cemaate benzetilir. Son mısrada "sufûf-ı ağyâr", yabancıların safları, geride kalır; bu saflar kalbi Allah'tan alıkoyan heveslerdir. Aynı mısraın ortasında tezin "hudâ-pesde" diye okuduğu söz ise anlaşılır bir karşılık vermez; aktarım burada mısraın genel gidişini izlemekle yetinir.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 100 (şiir no. 87; yazma vr. 35a). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar