Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Āġūş-ı zamāne düşen aġlar ne ʿaceb
Aġlar düşen āġūş-ı zamāndan aġreb
Hep girye midir dehre selām ile vedāʿ
Bunda gelen aġlar giden aġlar yā Rabb

Günümüz Türkçesiyle

1. Zamanın kucağına düşen ağlar, ne tuhaf! Zamanın kucağından düşen ise daha tuhaf bir şekilde ağlar.

2. Dünyaya selam da veda da hep ağlayış mıdır? Burada gelen de ağlar, giden de ağlar, yâ Rab!

Edebî ve Tarihî Yorum

Doğum ile ölüm, bu rubaide tek bir ağlayış imgesinde birleşir. Doğan çocuk ağlayarak dünyaya gelir; ölen de ardından ağlatılarak gider. Şair ilk beyitte bu iki anı "zamanın kucağına düşmek" ve "zamanın kucağından düşmek" diye karşılaştırır; ikisi de ağlayışla olur ve ikincisi daha da tuhaftır. "Ne aceb" ile "ağreb", ne tuhaf ile daha tuhaf, sözleri rubaiye bir hayret tonu verir.

İkinci beyitte düşünce bir soruya ve bir yakarışa dönüşür: dünyaya selam vermek de veda etmek de hep ağlayış mıdır? Son mısra cevabı sade bir gözlemle verir: burada gelen de ağlar, giden de. Divanın Türkçe ve Farsça şiirlerinde dünyanın geçiciliği sık işlenir; bu rubai ise o düşünceyi en kısa ve en gündelik görüntüyle, bir doğum ve bir cenaze sahnesiyle anlatır.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 101 (şiir no. 89; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar