Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ) ve Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūl

Ey bülbül-i şūrīde-sünūḥum aġla
Açmaz gül-i gülzār-ı fütūḥum aġla
Bu muʿbir-i ʿibretde hemān ṣaç ʿiberāt
Yār ol dil-i mecrūḥuma rūḥum aġla

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey coşkun ilhamlı bülbülüm, ağla; fethimin gül bahçesinin gülü açmıyor, ağla.

2. Bu ibret geçidinde hemen gözyaşları saç; yaralı gönlüme yâr ol, ey ruhum, ağla.

Edebî ve Tarihî Yorum

Dört mısranın her biri "ağla" diye biten bu rubai, kişisel bir yasın sesini taşır. Şair önce bülbüle seslenir; bülbül burada şairin ilham kaynağı, "şûrîde-sünûh", coşkun ilhamlı bir kuş olarak anılır. Sonra gül bahçesine geçer: "gül-i gülzâr-ı fütûh", fetih ya da açılış bahçesinin gülü açmamaktadır. "Fütûh" kelimesi hem zafer hem de tasavvufta gönle gelen manevî açılım anlamını taşır; beklenen açılışın gerçekleşmemesi rubainin acısıdır.

İkinci beyitte dünya bir "mu'bir-i ibret", ibret geçidi olarak anılır. Tezde "ʿiberât" diye okunan kelime, aynı yazılışla hem ibretler hem gözyaşları anlamına gelebilecek bir kelime oyununa işaret eder gibidir; bu ibret geçidinde gözyaşları saçılmalıdır. Son mısrada şair kendi ruhuna seslenir ve ondan yaralı gönlüne yâr olmasını ister. Bülbülden ruha uzanan bu hitaplar, şairin yalnızlığında kendi iç seslerini çağırmasına dönüşür.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 101 (şiir no. 91; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar