Özgün Metin

Vezin: Mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlün faʿ (fāʿ)

Rūḥuñdaki ol ḳuvvet-i ḥayret-baḫşā
Esrārü’l-vehiyyeti eyler ifşā
Ḳurʾānı naṣıl aḫẕe taḥammül itdiñ
Aḥsente ve būrikte ve elfü māşā

Günümüz Türkçesiyle

1. Ruhundaki o hayret veren kuvvet, vahyin sırlarını açığa vurur.

2. Kur'an'ı almaya nasıl dayandın! (Arapça) Ne güzel yaptın, mübarek ol, bin maşallah.

Edebî ve Tarihî Yorum

Vahyin ağırlığı, Peygamber'e yönelen rubailerin üçüncüsünün konusudur. Kur'an'da vahyin "ağır bir söz" olduğu (Müzzemmil 73/5) ve bir dağa indirilse onu Allah korkusundan parçalanmış göreceğin (Haşr 59/21) söylenir. Cûdî bu düşünceyi bir soruyla dile getirir: Kur'an'ı almaya nasıl dayandın? İlk beyitte cevap verilmiştir; bunu mümkün kılan, Peygamber'in ruhundaki hayret veren kuvvettir.

Son mısra, rubainin tonunu birden değiştirir. "Aḥsente ve bûrikte ve elfü mâşâ(allah)", Arapça bir tebrik ve takdir sözüdür: ne güzel yaptın, mübarek ol, bin maşallah. Gündelik hayatta bir başarı karşısında söylenen bu sözlerin Peygamber'e yöneltilmesi, saygıyla sıcaklığı birleştiren samimi bir dil kurar. Tezde bu mısra, öteki Arapça bölümler gibi italik dizilmiştir.

Kaynakça

  • Havva Tok Yıldız, Merzifonlu İbrâhîm Cûdî Dîvânı (İnceleme-Metin-Sözlük) [1b-43a], Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 2017, s. 97 (şiir no. 74; yazma vr. ). http://libra.omu.edu.tr/tezler/116853.pdf

Çevrimiçi kaynaklar